Y U N U S    E M R E

  • HAYATI
  • ŞİİRLERİ

    BEN YÜRÜREM YANE YANE

    Ben yürürem yane yane, Aşk boyadi beni kane
    Ne akilem ne Divane, Gel gör beni aşk neyledi
    Gah eserem yeller gibi, Gah tozaram yollar gibi
    Gah akaram seller gibi, gel gör beni aşk neyledi
    *** ***
    Akan sulayın çağlaram, Dertli cigerem dağlaram
    Şeyhim anuban ağlaram, gel gör beni aşk neyledi
    Ya elim al kaldır beni, ya vaslına erdir beni
    Çok ağladım güldür beni, gel gör beni aşk neyledi
    *** ***
    Mecnun oluban yürürem, ol yari düşte görürem
    Uyanıp melul oluram, gel gör beni aşk neyledi
    Miskin Yunus biçareyem, baştan aşağı yareyem
    Dost ilinden avareyem, gel gör beni aşk neyledi
    *** ***
    Akıl : Akıllı
    Divane : Deli, Meczup
    Melül : Elem



    SEVELİM SEVİLELİM

    Hak cihana doludur, kimseler Hakkı bilmez
    Onu sen senden iste, o senden ayrı olmaz
    Dünyaya gelen geçer, bir bir şerbetin içer
    Bu bir köprüdür geçer, Cahiller onu bilmez
    *** ***
    Gelin tanış olalım, işin kolayın tutalım
    Sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz
    Yunus sözün anlar isen, mani'sini dinler isen
    Sana iyi dirlik gerek, bunda kimseler kalmaz
    *** ***
    Mani : Anlam



    GÖNÜLLER YAPMAYA GELDiM

    Benim bunda kararım yok, bunda gitmeye geldim
    Bezirganım mataım çok, alana satmağa geldim.
    Ben gelmedim da'vi için benim işim sevi için
    Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmağa geldim
    *** ***
    Dost eşruğu deliliğim, aşıklar bilir neliğim
    Devşuruben ikiliğim, birliğe bitmeye geldim
    Yunus Emre aşık olmuş, ma'şuka derdinden olmuş
    Gerçek erin kapısında ömrüm harcamaya geldim
    *** ***
    bezirgan: Tüccar
    mata : Mal,erzak
    dav'i : Dava peşinde koşmak,kavga,dava.
    sev'i : Sevgi
    eşruk : Sarhoşluk
    devşuruben : Kaldırıp
    bitmek : Kavuşmak
    maşuk : Allah (aşık olunan)



    DİLSİZLER HABERİN

    Dilsizler haberin kulaksız dinleyesi
    Dilsiz kulaksız sözü, can gerek anlayaşı
    Dinlemeden anladık, anlamadan eyledik
    Gerçek erin bu yolda yokluktur sermayesi
    *** ***
    Biz sevdik aşık olduk, sevildik maşuk olduk
    Her dem yeni dirlikte, bizden kim usanası
    Miskin Yunus ol veli, yerde gökte dopdolu
    Her taş altında gizli, bin imran oğlu MUSİ
    *** ***
    di˜rlik: Hayat
    imran oğlu MUSİ : MUSA peygamber



    AŞK KİTABIN OKURUZ

    Söylememek harcısı, söylemeğin hasıdır
    Söylemeğin harcısı, gönüllerin pasıdır
    Cümle yaratılmışa bir göz ile bakmayan
    Halka müderris ise, hakikatte asidir
    *** ***
    Şeriat haberini şerh ile eydem işit
    Şeriat bir gemidir, hakikat deryasıdır
    Ol geminin tahtası her nice muhkem ise
    Deniz mevci kat olsa, tahta uşanasıdır
    *** ***
    Bundan içeri haber işit, eydeyin ey yar
    Hakikatin kafiri, şer'in evliyasıdır
    Biz talib-i ilimleriz, aşk kitabın okuruz
    Calap müderris bize, aşk hod medresedir
    *** ***
    Harcısı : Uygunu
    Has : Güzel
    Şeriat : Kuranın Dışsal, açık anlamı
    Şerh : Açıklama
    Eydem : Söyleyim
    Hakikat : Kuranın gizli anlamlarının bilindiği makam
    Muhkem : Kuvvetli
    Mevc : Dalga
    Kat : Kesme
    Uşanmak : Kırılmak
    Kafir : İnkar eden, gerçeği örten
    Şer'in : Şeriatın
    Evliya : Hak dostu,Hakiki dindar
    Talib-i ilim : İlim öğrenen
    Hod : Kendi, zaten



    NİCE BESLEYESİN

    Nice bir besleyesin, bu kadd ile kameti
    Düştün dünya zevkine unuttun kıyameti
    Dürüs, kazan, ye yedir, bir gönül ele getir
    Yüz KABEden yiğrektir, bir gönül ziyareti
    *** ***
    Uslu değil delidir Halka Salusluk satan
    Nefsin müslüman etsin var ise kerameti
    Yunus imdi sen dahi, gerçeklerden olagör
    Gerçek erenler imiş, cümlenin ziyareti
    *** ***
    Kadd : Boy,pos
    Kamet : Boy
    Dürüs : Toplayıp biraraya getirme
    Yiğrek : Daha iyi
    Salusluk: Hilekarlık
    Keramet : Olağanüstü işler, haller



    BU BİR ACAİB HALDİR

    Bu bir acaip haldir bu hale kimse ermez
    Alimle davi kılar, Veli değme göz görmez
    İlm ile hikmet ile, kimse ermez bu sırra
    Bu bir acaib sırdır, ilme kitaba sığmaz
    *** ***
    Alem ilmi okuyan, dört mezhep sırrın duyan
    Aciz kaldı bu yolda, bu aşka el uramaz
    Yunus canını terk et, bildiklerini terk et
    Fena olmayan suret, şahına vasıl olmaz
    *** ***
    Davi : Savunulan sey
    Veli : Amma lakin
    Fena : Benliği terkedip yokluk halinde olma



    AŞK MAKAMI

    Aşk makamı al˜ ır, aşk kadim ezelidir
    Aşk sözünü söyleyen, cümle kudret dilidir
    Diyen o, işiten o, gösteren o
    Her sözü söyleyen o, suret can menzilidir
    *** ***
    Suret söz kanda buldu, söz sahibi kaçan oldu
    Surete kendi geldi, dil hikmetin yoludur
    Bu bizim işretimiz, oldur bu lezzetimiz
    İçip esridiğimiz, aşk şerbeti gölüdür
    Yunus sözünde yalan, görmedi mumin olan
    Ömrün zülmete salan, marifet yoksuludur
    *** ***
    Ali : Yüksek,yüce
    Menzil : Ulaşılacak yer
    İşret : Eğlence
    Eşrimek: Sarhoş olmak
    Zülmet : Karanlık
    Marifet: Tasavvufta üstün bir makam



    HAK BİR GÖNÜL VERDİ

    Hak bir gönül verdi bana, ha demeden hayran olur
    Bir dem gelir şadan olur, bir dem gelir giryan olur
    Bir dem gelir söyleyemez, bir sözü şerh eyleyemez
    Bir dem cehalette kalır, nesne bilmez nadan olur
    *** ***
    Bir dem dev olur ya peri, viraneler olur yeri
    Bir dem uçar BELKIS ile sultan-ı ins u can olur
    Bir dem varır mescitlere, yüz sürer anda yerlere
    Bir dem varır deyre girer, incil okur ruhban olur
    *** ***
    Bir dem gelir İSA gibi ölmüşleri diri kılar
    Bir dem girer kibr evine, Firavn ile Haman olur
    Bir dem döner CEBRAİLE rahmet saçar her mahfile
    Bir dem gelir gümrah olur, miskin Yunus hayran olur
    *** ***
    Hayran : Şaşkın
    Şadan : Sevinçli
    Giryan : Ağlayan
    Beşaret: Mujdelenmek
    Şerh : Açıklama
    Nadan : Cahil
    Deyr : Kilise
    Ruhban : Rahip
    Mahfil : Toplantı yeri
    Gümrah : Sapmış



    AŞKIN ALDIN BENDEN BENİ

    Aşkın aldı benden beni, bana seni gerek seni
    Ben yanarım dün ü günü, bana seni gerek seni
    Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa yerinirim
    Aşkın ile avunurum bana seni gerek seni
    *** ***
    Aşkın aşıklar öldürür,Aşk denizine daldırır
    Tecelli ile doldurur,bana seni gerek seni
    Aşkın şarabından içem,Mecnun olup yola düşem
    Sensin dün ü gün endişem, Bana seni gerek seni
    *** ***
    Sufilere sohbet gerek, Ahilere ahret gerek
    Mecnunlara Leyla gerek, bana seni gerek seni
    Eğer beni öldüreler, külüm göğe savuralar
    Toprağım anda çağırır, bana seni gerek seni
    *** ***
    Cennet dedikleri ne ki, bir kaç köşkle birkaç huri
    İsteyene ver onları, bana seni gerek seni
    Yunus-durur benim adım, gün geçtikce artar ödüm
    İki cihanda maksudum, bana seni gerek seni
    *** ***
    Tecelli: Allah eserlerinin mevcut olanda görünmesi
    Sufi : Derviş
    Maksud : Amaç



    BİR KEZ GÖNÜL YIKTIN İSE

    Bir kez gönül yıktın ise
    Bu kıldığın namaz değil
    Yetmişiki millet dahi
    Elin yüzün yumaz değil
    *** ***
    Yol odur ki, doğru vara
    Göz odur ki, Hakkı göre
    Er odur ki alçak dura
    Yüceden bakan göz değil



    İLİM İLİM BİLMEKTİR

    İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir
    Sen kendini bilmezsin, ya nice okumaktır
    Okumaktan mani ne, kişi Hakkı bilmektir
    Çün okudun bilemedin, ha bir kuru emektir
    *** ***
    Okudum bildim deme, çok taat kıldım deme
    Eri hak bilmez isen, abes yere yelmektir
    Dört kitabın manisi, bellidir bir elif te
    Sen elif dersin hoca, manisi ne demektir
    *** ***
    Yunus der ki Ey hoca
    Gerekse var bin Hacca
    Hepisinden iyice
    Bir gönüle girmektir
    *** ***
    Taat : İbadet
    Abes : Boş yere, boşuna
    Yelmek : Ardından gitmek
    Manisi : Anlamı



    EY BENİ AYIPLAYAN

    Ey beni ayıplayan, gel beni aşktan kurtar
    Elinden gelmez ise, söyleme fasid haber
    Hiç kimsene kendinden, halden hale gelmedi
    Cümlemizin halini, maşuk eder mukarrer
    *** ***
    Aşıkların her hali, Maşuk katında biter
    Sözün var ona söyle, benim elimde ne var
    Her kim aşk kadehinden,içti ise bir cura
    Ona ne yad ne biliş, ona nesrik ne humar
    *** ***
    Dost yüzünden nikabı, her kim giderdi ise
    Hicap kalmadı ona, ayruk ne hayr u ne şer
    Şeriat edebinden korkaram söylemeye
    Yokise eydeyidim daha ayrıksı haber
    Dost kılıçından Yunus ölürse gam değil
    Dost göğünden uyanan, Maşuk burcundan doğar
    *** ***
    Fasid : Bozucu, fesat
    Mukarrer : Kararlaştırılmış
    Cur'a : Yudum
    Yad : Yabancı
    Biliş : Tanıdık
    Humar : İçkinin verdiği başağrısı
    Nesrik : Sarhoş
    Ayrıksı : Aykırı
    Nikap : Perde, yüz örtüsü



    HABER EYLEN AŞIKLARA

    Haber eylen aşıklara, Aşka gönül veren benem
    Aşk bahrisi oluban denizlere dalan benem
    Gördüm göğün meleklerin, her biri bir işteymis
    Hak Calabın zikrin eden İNCİL benem KURAN benem
    *** ***
    Gördüm diyen değil, gören
    Bildim diyen değil, bilen
    Bilen O'dur, gösteren O,
    Aşka esir olan benem
    *** ***
    Deli oldum adım Yunus
    Aşk oldu bana kılavuz
    Hazrete değin yalınız
    Yüz sürüyü varan benem



    BU ZAMANDA MÜSLÜMANLAR

    Müslümanlar zamane yatlı oldu
    Helal yenmez, haram kıymetli oldu
    Fakirler miskinlikten çekti elin
    Gönüller yıkıben heybetli oldu
    *** ***
    Peygamber yerine geçen hocalar
    Bu halkın başına zahmetli oldu
    Yunus gel aşık isen tevbe eyle
    Nasuh'a tevbe ucu kutlu oldu
    *** ***
    Nasuh tevbesi : Bir daha bozmamak üzere edilen tevbe



    AŞIKLAR ÖLMEZ

    Ya rab bu ne derttir derman bulunmaz
    Benim garip gönlüm aşktan usanmaz
    Aşık ki cana kaldı aşık olmaz
    Canın terketmeyen, ma'şukun bulmaz
    *** ***
    Aşk pazarıdır bu canlar satılır
    Satarım canımı kimseler almaz
    Aşık, bir kişidir, Bu dünya malın
    Ahiret korkusun bir pula saymaz
    *** ***
    Bu dünya ol ahiretten içeri
    Aşıkın yeri var kimseler bilmez
    Yunus öldü diye sela verirler
    Ölen hayvan imiş, AŞIKLAR ÖLMEZ
    *** ***

    GÖNÜL CALABIN TAHTI

    Miskinlikte buldular, kimde erlik var ise
    Merdivenden ittiler, yüksekten bakar ise
    Gönül yüksekte gezer, dem-be-dem yoldan azar
    Dış yüzüne o sızar içinde ne var ise
    *** ***
    Ak sakallı pir hoca, bilemez hali nice
    Emek vermesin hacca, bir gönül yıkar ise
    Sağır işitmez sözü, gece sanar gündüzü
    Kördür münkirin gözü, alem münevver ise
    *** ***
    Gönül Calabın tahtı, CALAP gönüle baktı
    İki cihan bedbahtı, kim gönül yıkar ise
    Sen sana ne sanırsan ayrugada onu san
    Dört kitabın manası budur eğer var ise
    *** ***
    Bildik gelenler geçmiş, konanlar geri göçmüş
    Aşk şarabından içmiş, kim mana duyar ise
    Yunus yoldan azuban, yüksek yerde durmasın
    Sinle sırat görmeye, sevdiği didar ise
    *** ***
    Dem-be-dem : Zaman zaman
    Münevver : Bilgili, aydın
    Calap : ALLAH
    Pir koca : İhtiyar
    Bedbaht : Talihsiz
    Sin : Mezar
    Sırat : Cennet yolu
    Didar : Allaha kavusma, hakkın yüzü



    KİME GÖNÜL VERİR İSEM

    Kime gönül verir isem, benim ile yar olmadı
    Halim bilip derdim sorup bana vefadar olmadı
    Haktan meğer takdir idi, Aşık oldu gönlüm sana
    Hiç kimseler bencileyin, aşka giriftar olmadı
    *** ***
    İbrahime Nemrud odunu, aşktır gülistan eden
    Aşktan nazar ericeğiz, gülzar oldu nar olmadı
    Aşkta kahırlar çok olur, Aşıklara gayret gerek
    Yunus aşık oldun ise, aşıklarda ar olmadı
    *** ***
    Giriftar : Tutkun olmak, tutulmak
    Gülistan,gülzar : Gül bahcesi
    Nar : Ateş
    Ar : Utanma



    AŞK VER BANA

    İlahi bir aşk ver bana, kandalığım bilmeyeyim
    Yavı kılayım ben beni, isteyiben bulmayayım
    Al gider benden benliği, doldur içime şenliği
    Diriliğimde öldür beni, varıp orda ölmeyeyim
    *** ***
    Bülbül olup öteyim, dost bahçesinde yatayım
    Gül oluben açılayım, ayruk dahi solmayayım
    Aşkdır derdin dermanı, aşk yoluna koydum canı
    Yunus Emre eydur bunu, bir dem aşksız olmayayım.
    *** ***
    Kanda : Nerede
    Yavı kılmak: Kaybetmek
    Ayruk : Artık, baska
    Eydur : Söylemek
    Dem : An,vakit



    AŞK

    işitin ey yarenler, kıymetli nesnedir aşk
    Sultanları kul eyler, hikmetli nesnedir aşk
    Akilleri şaşırır deryalara düşürür
    Kayaları söyletir, kuvvetli nesnedir aşk
    *** ***
    Aşksızlara verme öğüt, öğüdünden ala değil
    Aşksız adem hayvan olur, hayvan öğüt bilir değil



    SUFİYİM HALK iÇiNDE

    Sufiyim halk içinde, tesbih elimden gitmez
    Dilim marifet söyler gönlüm hiç kabul etmez
    Söylerim marifeti, saluslanırım katı
    Miskinliğe dönmeye gönlümden kibir gitmez
    *** ***
    Görenler elim öper, tac u hırkaya bakar
    Söyle sanırlar beni, zerrece günah etmez
    Dışımda ibadetim sohbetim hoş taatım
    İç pazara gelince bin yıllık ayyar etmez
    *** ***
    Dışım derviş içim boş, dilim tatlı sözüm hoş
    Amma ettiğim işi dinin değişen etmez
    Yunus eksikliğini Allah'ına arz eyle
    Onun keremi çoktur sen ettiğin o etmez
    *** ***
    Saluslanmak : Hilekarlık, düzenbazlık.



    DERVİŞLİK DEDİKLERİ

    Dervişlik dedikleri hırka ile tac degil
    Gönlün derviş eyleyen hırkaya muhtaç değil
    Durmuş marifet söyler, erene Yunus Emrem
    Yol eriyle yoldadır, yolsuza yoldaş değil



    HİC BİR KİŞİ BİLMEZ BİZİ

    Hiç bir kişi bilmez bizi, biz ne işin içindeyiz
    Ne hırsımız baydır bizim, ne nefsimiz içindeyiz
    Bir kimsenin devletine, ta'nediben biz gülmeyiz
    Ne munkiriz alimlere, ne tersanın Hacındayız
    Yunus eydur hey sultanım, özge şahım vardır benim
    Ko dünya altın gümüşün, ne bakır-u tacındayız
    *** ***
    Bay : Zengin
    Ta'netmek : Yermek, kınamak
    Özge : Başka
    Tersa: Hıristiyan
    Munkir : İnkar eden



    ERENLER YOLU

    Canım erenler yolu inceden ince imiş
    Süleymana yol kesen şol bir karınca imiş
    Eydürler idi bana aşık avare olur,
    Geldi başıma gördüm, ol söz yerince imiş
    *** ***
    Dört kitabın manisin okudum hasıl ettim
    Aşka gelicek gördüm, bir uzun hece imiş
    İki kişi söyleşir Yunus'u görsem diye
    Biri eydur ben gördüm bir AŞIK koca imiş



    AB-I HAYAT

    Ab-I hayatın çeşmesi aşıkların visalidir
    Sohbeti aşk ile eder, susamışları yakmaya
    Aşk mı derim ben ona Tanrının uçmağın seve
    Uçmak hod bir tuzaktır eblehler canın tutmağa
    *** ***
    Aşık olan miskin olur
    Hak yoluna teslim olur
    Her ne dersen boyun tutar
    Çare yok gönül yıkmaya
    *** ***
    Ab-ı hayat : Ölümsüzlük suyu. Ledun ilmi, Hakka kavuşma.
    Visal : Kavuşma
    Uçmak : Cennet
    Hod : Kendi.
    Ebleh : Budala
    Miskin: Benliği terketmiş
    Boyun tutmak: Teslim olmak



    İŞİTİN EY YARENLER

    İşitin ey yarenler
    Aşk bir güneşe benzer
    Aşk olmayan gönül
    Misal-i taşa benzer
    *** ***
    Taş gönülde ne biter
    Dilinde agu tüter
    Nice yumusak söylese
    Sözü savaşa benzer
    *** ***
    Geç Yunus endişeden
    Gerekse bu bişeden
    Ere aşk gerek evvel
    Ondan dervişe benzer
    *** ***
    Yaren : Dost
    Agu : Zehir
    Bişe : Orman



    SENSİN KERİM

    Sensin kerim sensin rahim, Allah sana sundum elim
    Senden artuk yoktur emim, Allah sana sundum elim
    Ecel geldi vade erdi, Bu ömrüm kadehi doldu
    Kimdir ki içmeden kaldı, Allah sana sundum elim
    *** ***
    Gözlerim göğe süzüldü, canım göğüsten üzüldü
    Dilim tetiği bozuldu, Allah sana sundum elim
    Geldim salacam sarılır, Dört yana sela verilir
    El namazıma derilir, Allah sana sundum elim
    *** ***
    Cun cenazeden şeştiler, üstüme toprak saçtılar
    Hep koyubeni kaçtılar, Allah sana sundum elim
    Yunus tap uzattın sözü, Allah'ına tutgil yüzü
    Didardan ayırma bizi, Allah sana sundum elim
    *** ***
    Emim : İlacım
    Salaca: Tabut taşıyan tahta
    Sela : Ölüm haberinin duyurulması
    Şeşmek: Çıkarmak
    Tap : Yeter, kafi
    Didar : Allahın cemali, yüzü



    ÇAĞIRAYIM MEVLAM SENİ

    Dağlar ile taşlar ile çağırayım mevlam seni
    Seherlerde kuşlar ile çağırayım mevlam seni
    Sular dibinde mahi ile, sahralarda ahu ile
    Abdal olup ya hu diye çağırayım mevlam seni
    *** ***
    Gökyüzünde İSA ile Tur dağında MUSA ile
    Elindeki asa ile çağırayım mevlam seni
    Derdi okus EYYÜP ile, gözü yaşlı YAKUP ile
    Ol MUHAMMED mahbub ile çağırayım mevlam seni
    *** ***
    Hamd u şükrullah ile, vasf-ı kulhuvallah ile
    Daim zikrullah ile çağırayım mevlam seni
    Yunus okur diller ile, ol kumru bülbüller ile
    Hakkı seven kullar ile çağırayım mevlam seni
    *** ***
    Mahi : Balık
    Ahu : Ceylan
    Abdal : Derviş
    ya hu : Allah
    Okus : Çok
    Mahbub: Sevgili



    DERTLİ DOLAP

    Dolap niçin inilersin, Derdim vardır inilerim
    Ben Mevlaya Aşık oldum, Onun için inilerim
    Benim adım dertli dolap, suyum akar yalap yalap
    Böyle emreyledi CALAP, Derdim vardır inilerim
    *** ***
    Beni bir dağda buldular, Kolum kanadım kırdılar
    Dolaba layık gördüler, derdim vardır inilerim
    Ben bir dağın ağacıyım, Ne tatlıyım ne Acıyım
    Ben Mevlaya duacıyım, Derdim vardır inilerim
    *** ***
    Şol dülgerler beni yondu, her azam yerine kondu
    Bu iniltim Haktan geldi, Derdim vardır inilerim
    Yunus burda gelen gülmez, Kişi muradına ermez
    Bu fanide kimse kalmaz, Derdim vardır inilerim.
    *** ***
    CALAP : Allah


    LA ŞERiKE OKURSUN

    La şerike okursun, sonra şerik katarsın
    Bire iki demegil, fitne kimden tutarsın
    Cun KURAN gökten indi, Onu Allah buyurdu
    Ondan haber ver bana, ha kitaptan ötersin
    *** ***
    İlim okumaktan gerek kendözünü bilmektir
    Kendözünü bilmezsen bir hayvandan betersin
    Kılarsın riya namaz, günahın çok hayrın az
    Dinle neye varır söz, Cehennemde bitersin
    *** ***
    Halka fetva verirsin, Ne için sen tutmazsın
    İhlas ile gelirsen bizden nesne utarsın
    Sen fakihsin ben fakir, sana hiç tan'umuz yok
    İlmin var amelin yok, günahlara batarsın
    *** ***
    Utarsın : Kazanırsın
    Tan : Kınama



    CANIM KURBAN OLSUN

    Canım kurban olsun senin yoluna
    Adı güzel kendi güzel Muhammed
    Şefaat eyle bu kemter kuluna
    Adı güzel kendi güzel Muhammed
    *** ***
    Mu'min olanların çoktur cefası
    Ahirette olur zevk u sefası
    Onsekiz bir alemin Mustafa'sı
    Adı güzel kendi güzel Muhammed
    *** ***
    Yedi gökleri seyran eyleyen
    Kürsi'nin üstünde cevlan eyleyen
    Mi'racda ümmetini dileyen
    Adı güzel kendi güzel Muhammed
    *** ***
    Dört caryar anun gökçek yaridur
    Anı seven günahlardan beridur
    On sekiz bin alemin sultanıdur
    Adı güzel kendi güzel Muhammed
    *** ***
    Aşık Yunus nider dünyayı sensiz
    Sen hak Peygambersin şeksiz şüphesiz
    Sana uymayanlar gider imansız
    Adı güzel kendi güzel Muhammed
    *** ***
    Kemter : Değersiz
    Cevlan : Dolaşma
    Şek : Şüphe
    Şefaat : Bağışlanmasını dileme



    CANLAR CANINI BULDUM

    Canlar canını buldum bu canım yağma olsun
    Assı ziyandan geçtim dükkanım yağma olsun
    Ben benliğimden geçtim gözüm hicabın açtım
    Dost vaslına eriştim gumanım yağma olsun
    *** ***
    Benden benliğim gitti hep mülkümü dost yuttu
    La-mekana kavm oldum mekanım yağma olsun
    Taalluktan üzüştüm ol dosttan yana uçtum
    Aşk divanına düştüm divanım yağma olsun
    *** ***
    İkilikten usandım birlik hanına kandım
    Derd-i şarabın içtim dermanım yağma olsun
    Varlık cun sefer kıldı dost andan bize geldi
    Viran gönül nur doldu cihanım yağma olsun
    *** ***
    Geçtim bitmez sağınçtan usandim yaz u kıştan
    Bostanlar başın buldum bostanım yağma olsun
    Yunus ne hoş demişsin bal u şeker yemişsin
    Ballar balını buldum kovanım yağma olsun
    *** ***
    Assı : Kar, kazanç
    Hicab : Perde, örtü, utanç
    Vasl : Kavuşma
    Guman : Şüphe
    La-mekan : Mekansız
    Kavm : Kavim, yaşanılan yer, topluluk
    Taalluk : Alaka, ilgi
    Üzüşmek : Kesilmek, koparılmak
    Sağınç : Emel, istek



    DERVİŞLİK DER Kİ BANA

    Dervişlik der ki bana sen derviş olamazsın
    Gel ne diyeyim sana sen derviş olamazsın
    Derviş bağrı taş gerek gözü dolu yaş gerek
    Koyundan yavaş gerek sen derviş olamazsın
    *** ***
    Döğene elsiz gerek söğene dilsiz gerek
    Derviş gönülsüz gerek sen derviş olamazsın
    Dilin ile şakırsın çok maniler dokursun
    Vara yoğa kakırsın sen derviş olamazsın
    *** ***
    Kakımak varmışsa ger Muhammed de kakırdı
    Bu kakımak sende var sen derviş olamazsın
    Doğruya varmayınca Murşide ermeyince
    Hak nasib etmeyince sen derviş olamazsın
    *** ***
    Derviş Yunus gel imdi ummanlara dal imdi
    Ummana dalmayınca sen derviş olamazsın
    *** ***
    Kakımak : Kızmak, öfkelenmek
    Umman : Büyük deniz, okyanus



    TAŞTIN YİNE DELİ GÖNÜL

    Taştın yine deli gönül sular gibi çağlar mısın
    Aktın yine kanlı yaşım yollarımı bağlar mısın
    Nidem elim ermez yare bulunmaz derdime çare
    Oldum ilimden avare beni bunda eğler misin
    *** ***
    Yavı kıldım ben yoldası onulmaz bağrımın başı
    Gözlerimin kanlı yaşı ırmak olup çağlar mısın
    Ben toprak oldum yoluna sen aşırı gözetirsin
    Şu karşıma göğüs geren taş bağırlı dağlar mısın
    *** ***
    Harami gibi yoluma arkuri inen karlı dağ
    Ben yarimden ayrı düştüm sen yolumu bağlar mısın
    Karlı dağların başında salkım salkım olan bulut
    Saçın çözüp benim için yaşın yaşın ağlar mısın
    *** ***
    Esridi Yunusun canı yoldayım illerim kanı
    Yunus düşte gördü seni sayru mısın sağlar mısın
    *** ***
    Yavı kılmak : Kaybetmek
    Yaşın yaşın : Gözyaşları döke döke
    Sayru, sayrı : Hasta



    ŞÖYLE GARiP BENCiLEYiN

    Acep şu yerde varmola şöyle garip bencileyin
    Bağrı baslı gözü yaşlı şöyle garip bencileyin
    Gezerim rum ile şamı, yukarı illeri kamu
    Çok istedim bulamadım, şöyle garip bencileyin
    *** ***
    Söyler dilim ağlar gözüm, gariplere göynür özüm
    Meğerki gökte yıldızım, şöyle garip bencileyin
    Nice bu dert ile yanam, ecel ere bir gün ölem
    Meğer ki sinim de bulam, şöyle garip bencileyin
    *** ***
    Bir garip olmuş diyeler, üç günden sonra duyalar
    Soğuk su ile yuyalar, şöyle garip bencileyin
    Hey Emrem Yunus biçare, bulunmaz derdine çare
    Var imdi gez şardan şare, şöyle garip bencileyin
    *** ***
    Bencileyin : Benim gibi
    Bağrı başlı : Gönlü yaralı
    Göynümek : İçten yanmak
    Sin : Mezar
    Şar : Şehir



    SELAM OLSUN

    Azrail alır canımız, kurur damarda kanımız
    Yuyıcağız kefenimiz, saranlara selam olsun
    Gider olduk dostumuza, eremedik kastımıza
    Namaz için üstümüze, duranlara selam olsun
    *** ***
    Sözdür söylenir araya, kimse değmez bu yaraya
    İltup bizi makbereye, koyanlara selam olsun
    AŞIK oldur HAKKI seve, HAK derdine kıla deva
    Bizim için hayır dua edenlere selam olsun
    *** ***
    Aşık Yunus söyler sözü, Kan yaş ile doldu gözü
    Bilmeyenler bilsin bizi, Bilenlere selam olsun
    *** ***
    Makbere : Kabir
    İltmek : İletmek, götürmek



    DERViŞLiK YOLU

    Bu dervişlik yoluna, aşk ile gelen gelsin
    Ya dervişlik neydiğin, bir zerre duyan gelsin
    Hele biz iş bu yola, gelmedik riya ile
    Bu melametlik donun, bizimle giyen gelsin
    *** ***
    Gözüyle gördüğünü, örte eteği ile
    Bu yol çok ince yoldur, yüreği duyan gelsin
    Her kim sever Allahı, rahmet kılar vallahi
    Dil sevgisiyle olmaz, Aşk ile yanan gelsin
    *** ***
    İşbu sözü diyenden, bize nişan gerektir
    Sözün kısası budur, canına kıyan gelsin
    Yunus söz ile kimse, kabliyete geçmedi
    Bud u vücud dermiyan ortaya koyan gelsin
    *** ***
    Melamet : Kınanma
    Kabliyet : Öne geçmek
    Bud u vücud dermiyan : Varlığını vücudunu aradan çıkaran



    ŞOL CENNETİN IRMAKLARI

    Şol cennetin ırmakları akar Allah deyu deyu
    Çıkmış islam bülbülleri öter Allah deyu deyu
    Salınır tuba dalları, Kuran okur hem dilleri
    Cennet bağının gülleri, kokar Allah deyu deyu
    *** ***
    Kimi yiyip kimi içer, hep melekler rahmet saçar
    İdris nebi hulle biçer, biçer Allah deyu deyu
    Altındandır direkleri, Gümüştendir yaprakları
    Uzandıkca dudakları, biter Allah deyu deyu
    *** ***
    Aydan arıdır yüzleri, misk-i amberdir sözleri
    Cennette Huri kızları, gezer Allah deyu deyu
    Hakka aşık olan kişi, akar gözlerinin yaşı
    Pür nur olur içi dışı, söyler Allah deyu deyu
    *** ***
    Ne dilersen Haktan dile, Kılavuzla gir bu yola
    Bülbül aşık olmuş güle, öter Allah deyu deyu
    Açıldı gökler kapısı, rahmetle doldu hepisi
    Sekiz cennetin kapısı, açar Allah deyu deyu
    *** ***
    Rıdvan-durur kapı açan, idris-durur hulle biçen
    Kevser şarabını içen, kanar Allah deyu deyu
    Miskin Yunus var yarına, koma bugünü yarına
    Yarın Hakkın divanına, varam Allah deyu deyu
    *** ***
    Tuba : Cennet Ağacı
    Hulle : Elbise
    Nebi : Peygamber
    Rıdvan : Cennet, Cennet meleği



    ELHAMDULİLLAH

    Haktan gelen şerbeti içtik elhamdulillah
    Şol kudret denizini geçtik elhamdulillah
    Şol karşıki dağları, meşeleri bağları
    Sağlık safalık ile aştık elhamdulillah
    *** ***
    Kuru idik yaş olduk, kanatlandık kuş olduk
    Birbirmize eş olduk, uçtuk elhamdulillah
    Vardığımız illere şol safa gönüllere
    Halka tapduk manisin saçtık elhamdulillah
    *** ***
    Beri gel barışalım, yad isen bilişelim
    Atımız eğerlendi estik elhamdulillah
    İndik Rum'u kışladık, çok hayır şer işledik
    Uş bahar geldi geri göçtük elhamdulillah
    *** ***
    Dirildik pınar olduk, irkildik ırmak olduk
    Artık denize dolduk, taştık elhamdulillah
    Taptuğun tapusuna, kul olduk kapusuna
    Yunus miskin çiğ idik, piştik elhamdulillah
    *** ***



    HAKKI BULDUM CAN İÇİNDE

    Baştan ayağa değin, Haktır ki seni tutmuş
    Haktan ayrı ne vardır, Kalma guman içinde
    Bir isen birliğe gel, ikiyi bırak elden
    Bütün mana bulasın, sıdk u iman içinde
    *** ***
    Girdim gönül şehrine, daldım onun bahrine
    AŞK ile gider iken, iz buldum can içinde
    Bu izimi izledim, sağım solum gözledim
    Çok acaibler gördüm, yoktur cihan içinde
    *** ***
    Yunus senin sözlerin, manadır bilenlere
    Söylenecek sözlerin devr-i zaman içinde
    *** ***
    Guman : Şüphe
    Bahri : Deniz



    CAN İÇİNDE CAN OL

    Can olgil can içinde, kalma guman içinde
    İstediğin bulasın, yakın zaman içinde
    Rüku secde de kalma, Ameline dayanma
    İlm u amel gark olur, naz u niyaz içinde
    *** ***
    İkiligi terketgil birlik makamın tutgil
    Canlar canın bulasın, işbu dirlik içinde
    Şeriat korucudur, hakikat ordusunda
    Senin için korunur, hasıl ordu içinde
    *** ***
    Aynel-yakin görüptür, Yunus mecnun oluptur
    Bir ile bir oluptur, Hakkel-yakin içinde
    *** ***
    Aynel-yakin : Hakka Aşık olanların ulaştığı mertebe
    Hakkel-yakin : Aşkın artıp, HAK ile BiR olma, (ayrılığın kalkması)



    BÜTÜN ALEM BiR İÇİNDE

    Onsekizbin alemin cümlesi BiR içinde
    Kimse yok BiR den ayruk, söylenir BiR içinde
    Cümle BiR onu BiRler, cümle ona giderler
    Cümle dil onu söyler, her BiR tebdil içinde
    *** ***
    Kim gördü onu ayan, ne nakşu ne hod nişan
    Söz "len terani" dir, Musa'ya Tur içinde
    Yunus sen ne dilersin, dostu görem der isen
    Ayandır görenlere, ol gönüller içinde
    *** ***
    Tebdil : Değişik görünmek, değişik
    ayruk : Başka
    Len terani : Allahın, Musa Peygambere "Beni göremezsin" hitabı
    Ayan : Açık, açıkca ortada



    OL CALABIMIN AŞKI

    Ol calabımın aşkı bağrımı baş eyledi
    Aldı benim gönlümü, sırrımı faş eyledi
    Hergiz gitmez gönülden hiç eksik olmaz dilden
    Calab kendi nurunu gözüme tuş eyledi
    *** ***
    Can gözü onu gördü, dil ondan haber verdi
    Can içinde oturdu, gönlümü arş eyledi
    Bir kadeh sundu cana, can içti kana kana
    Dolu geldi peymane, canı sarhoş eyledi
    *** ***
    Esruk oldu canımız, dur döker lisanımız
    Ol calabımın aşkı, beni sarhoş eyledi
    Yunus imdi avunur, dostu gördü sevinir
    Erenler mahfilinde aşka cünbüş eyledi
    *** ***
    Faş : Gizliyi açıklama
    Tuş etmek : Yönelmek, yöneltmek
    Peymane : Büyük Kadeh
    Mahfil : Meclis, toplantı yeri



    SUN KADEHİ EY SAKi

    Doldur bize sun kadehi, Aşk şarabından ey saki
    Ol denizden içir bize, k'andan içer seyh u faki
    Kim ki bir dem sohbet ola, mufti müderris mat ola
    Bir ilahi devlet ola, ondan içen oldu baki
    *** ***
    Okudun yedi mushafı, ha taat gösterir safi
    Çünki amel eylemedin, gerekse var yüzyıl oku
    Bin kez hacca vardın ise, Bin kez gaza kıldın ise
    Bir kez gönül kırdı, ise gerekse var yollar doku
    *** ***
    Gönül mü yeğ, Kabe mi yeğ, eyit bana aklı eren
    Gönlü yeğ-durur zira kim gönüldedir dost durağı
    Yunus işin budur, hemen tutgil gönüller eteğin
    Dilersen baki olasın, gönüller oldu baki
    *** ***
    K'andan : ki ondan
    faki : FIKIH alimi



    YA MUHAMMED CANIM ARZULAR SENİ

    Arayı arayı bulsam izini
    İzinin tozuna sürsem yüzümü
    Hak nasip eylese görsem yüzünü
    Ya Muhammed canım arzular seni
    *** ***
    Bir mübarek sefer olsa da gitsem
    Kabe yollarında kumlara batsam
    Hub cemalin bir kez düşte seyretsem
    Ya Muhammed canım arzular seni
    *** ***
    Yunus metheyledi seni dillerde
    Sevilirsin bütün bu gönüllerde
    Ağlayı ağlayı gürbet ellerde
    Ya Muhammed canım arzular seni
    *** ***



    GELDi GEÇTi ÖMRÜM BENİM

    Geldi geçti ömrüm benim, şol yel esip geçmiş gibi
    Hele bana şöyle geldi, şol göz yumup açmış gibi
    İşbu söze hak tanıktır, Bu can gövdeye konuktur
    Bir gün ola çıka gide, kafesten kuş uçmuş gibi
    *** ***
    Bir hastaya vardın ise, bir içim su verdin ise
    Yarın anda karşı gele, Hak şarabın içmiş gibi
    Bir miskini gördün ise, bir eskice verdin ise,
    Yarın anda karşı gele, Hak libasın biçmiş gibi
    Yunus Emre bu dünyada iki kişi kalır derler
    Meğer HIZIR, İLYAS ola, Ab-ı hayat içmiş gibi
    *** ***



    AŞIK - MAŞUK

    Helal kıldı maşuka, Aşık kendi kanını
    Maşuk nakşından okur, Aşk eri kuranını
    Yardan ayrı olunca, asılıp ölmek yeğdir
    Aşık kendi bırakır boynuna urganını
    *** ***
    Gitmez aşık gözünden, hergiz maşuk hayali
    Nitekim ZELHA verir YUSUF un nişanını
    Dirlik budur maşuka, Aşık yolunda öle
    Sorarlar ise eydem aşıkın burhanını
    *** ***
    BELKIS ile SÜLEYMAN aşka düştü bir zaman
    İsteyip bulmadılar bu derdin dermanını
    Gökteki HARUT MARUT, Aşk için indi yere
    Zühre yüzün görünce unuttu rahmanını
    *** ***
    FERHAD bu aşk yolunda başın külünge tuttu
    HÜSREV ŞİRİN derdinden dosta verdi canını
    LEYLA ile MECNUN işi aceb gelir bu halka
    Abdurrezzak terketti aşk için imanını
    Zamane vefaları cefa gelir Yunus'a
    Bir doğru yar bulunca feda kılar canını
    *** ***
    Burhan : Delil
    Güzaf : Bos laf
    Külüng : Kazma



    SEVEREM BEN SENİ CANDAN İÇERİ

    Severem ben seni candan içeri
    Yolum vardır bu erkandan içeri
    Beni sorma bana benden değilem
    Suretim boş yürür dondan içeri
    *** ***
    Tecelliden nasib erdi kimine
    Kiminin maksudu bundan içeri
    Senin aşkın beni benden alıptır
    Ne Şirin dert bu dermandan içeri
    *** ***
    Şeriat tarikat yoldur varana
    Hakikat Marifet andan içeri
    SÜLEYMAN kuş dili bilir dediler
    SÜLEYMAN var SÜLEYMAN dan içeri
    *** ***
    Unuttum din diyanet, kaldı benden
    Bu ne mezheptir, dinden içeri
    Dinin terk edenin küfürdür işi
    Bu ne küfürdür imandan içeri
    Geçer iken Yunus şeş oldu dosta
    Ki kaldı kapıda andan içeri
    *** ***
    Suret : Yüz, dış görünüş
    Don : Elbise
    Tecelli: Görünme, belirme
    Gün : Gündüz, güneş
    Şeş olmak: Karşılaşma, raslamak



    BULDUK OL CANI

    Aşk ile ister idik yine bulduk ol canı
    Gömlek edinmiş giyer suret ile bu teni
    Girmiş surette geçer, cümle işleri düzer
    Geri kendiye söyler, gevher ile bu kanı
    *** ***
    Bu dünya bir pazardır, suretler dükkan olmuş
    Bu dükkana giriben, oldur satan bu kanı
    Bir niceler kayırır, bunca malım kaldı der
    Veren oldur alan ol, sormaz nedir ziyanı
    Yunus imdi sen senden, ayrı değilsin candan
    Sen sende bulmaz isen, nerde bulasın anı
    *** ***
    Suret : Yaratılmış şeyler
    Kan : Maden



    BİR SAKİDEN İÇTİK ŞARAP

    Bir sakiden içtik şarap, Arştan yüce meyhanesi
    Ol sakinin mestleriyiz, canlar onun meyhanesi
    Bir meclistir meclisimiz, anda ciğer kebap olur
    Bir şemdir burda yanan, güneş onun pervanesi
    *** ***
    Aşk oduna yananların, Kulli vücudu nur olur
    Ol od bu oda benzemez, hiç belirmez zebanesi
    Ondaki mest olanların, "Enel hak" tır sözleri
    Hallac Mansur gibidir en kemine divanesi
    *** ***
    Ol meclisin bekrileri, şol şah-ı Edhem gibidir
    Belh şehrinde yüzbin ola her guşede viranesi
    Yunus bu cezbe sözlerin cahillere söylemegil
    Bilmezmisin cahillerin nice geçer zamanesi
    *** ***
    Saki : İçki dağıtan
    Mest : Sarhoş
    Peymane: Kadeh
    Şem : Hepsi
    Zebane : Alev
    Kemine : En aşağı
    Bekri : Sarhoş
    Guşe : Köşe
    Cezbe : İlahi sarhoşluk hali



    SÖYLEYEMEM

    Ey yarenler eydemezem, canım neye yandığını
    Dil ile vasfedemem, gönlümü kim aldığını
    Gönlüm dolu sığmaz dile, Aşıktır ol kim hal bile
    Aşk niceyi verdi yele, anlayamaz nolduğunu
    *** ***
    Aşktan haber bilenlerin, Aşk derdiyle dolanların
    Küfrü iman olanların, ayıplaman güldüğünü
    Ağlamak gülmektir aşıka, dirilmek ölmektir aşığa
    Kahr ile lütfü bir bilir, bilmez melul olduğunu
    *** ***
    Aşık yunus eyledi lal, Yunus kanı aşka helal
    Koy verin etsin paymal, görmesin ayrıldığını
    *** ***
    Eydemezem : Söyleyemem
    Vasfetmek : Tasvir etmek
    Melul : Üzülen
    Kahr : Güçlük, zor
    Lütuf : İhsan, iyilik
    Paymal : Ayak altında çiğnenmiş



    EZELDEN VAR İDİ

    Ezeliden var idi, canımda bu aşk odu
    Eşkere etmez idim, bilirdim ki dost koydu
    Ben razıyam bu yolda, günde bin kez yanarsam
    Şekerden daha tatlı, şirindir aşkın tadı
    *** ***
    Aşk anadan doğmadı, kimseye kul olmadı
    Hükmüne kıldı esir, cümle bilişi, yadı
    Aşka mecnun olanlar, assı ziyandan farig
    Korkmaz ıssı soğuktan, pes ne biliser odu
    *** ***
    Ezeli : Evveli olmayan
    Eşkere : Açıklamak
    Biliş : Tanıdık
    Yad : Yabancı
    Assı : Kazanç, kar
    Is : Sahip
    Farig : Vazgeçmiş



    SIRRA ERDİM

    Ben bunda seyr eder iken, aceb sırra erdim ahi
    Bir siz dahi sizde görün, dostu bende gördüm ahi
    Bende baktım bende gördüm, benim ile BiR olanı
    Suretime can vereni, Kimduğini bildim ahi
    *** ***
    İsteyuben bulamazam, o ben isem ya ben hani
    Seçemedim ondan beni, bir kez o oldum ahi
    Maşuk benimledir bile, ayrı değil kıldan kıla
    Irak sefer bizden kala, dostu yakın gördüm ahi
    *** ***
    Munim oldum yoksul iken, benim oldu kevn-i mekan
    Yerden göğe magrib meşrik, yere göğe doldum ahi
    Nitekim ben beni bildim, bu oldu ki HAKKI buldum
    Korkum onu buluncadı, korkudan kurtuldum ahi
    Yunus kim öldürür seni, veren alır tatlı canı
    Bu canlara hükmedenin, kim olduğun buldum ahi
    *** ***
    Acep : Garip
    Ahi : Kardeş
    Kimduğini: Kim olduğunu
    Munim : Nimet veren(Hak)
    Kevn-i Mekan :Var olan her şey
    Magrib, Meşrik : Doğu, Batı



    AŞK BAHRİSİ

    Benem ol aşk bahrisi denizler hayran bana
    Derya benim katremdir zerreler umman bana
    Kafdağı zerrem değil ay u güneş bana
    Haktır aslım şek değil, Murşittir kuran bana
    *** ***
    Yok iken ol barigah, var idi ol padişah
    Ah bu aşk elinden ah, dert oldu derman bana
    ADEM yaratılmadan can kalıba girmeden
    Şeytan lanet olmadan arş idi seyran bana
    *** ***
    Yaratıldı MUSTAFA, yüzü gül gönlü safa
    Ol kıldı bize vefa, ondandır ihsan bana
    Şeriat ehli ırak eremez bu menzile
    Ben kuş dilin bilirim, söyler SÜLEYMAN bana
    Yunus bu halk içinde eksikliktir HAK bilir
    Divane olmuş çağırır, dervişlik buhtan bana
    *** ***
    Bahri : Bir cins deniz ördeği, deniz
    Derya : Deniz
    Katre : Damla
    Umman : Okyanus
    Zerre : En kucuk parca
    Murşit : Rehber, Hak aşığı, Şeyh
    Arş : Göğün en yüksek katı
    Safa : Berraklık
    Vefa : Sözde durma,
    İhsan : Lütuf, bağış
    Şeriat : Kuranın yüzeysel emirleri
    Ehil : İş bilen
    Menzil : Varılacak hedef
    Buhtan : İftira



    NİTELİĞİM SORAN

    Niteliğim soran işit hikayet
    Su vu toprak od u yel oldu suret
    Dört muhalif nesneden dört duvarın
    Sazıkar eyledi verdi keramet
    *** ***
    Yel ile toprağı kıldı muallak
    Su içinde odu tuttu selamet
    Rızkı ömrü tamam eyledi henüz
    Şeş cihet olmadan tuttugu kisvet
    *** ***
    Baki tertiplerimi şerh edeyim
    İnayet mevcudu sem'u basaret
    Aklımın haberi bugünkü değil
    Onu er derisen evvelki ayet
    Yunus ile bu ne denli nasibim
    Gönül dost durağı, dilim şehadet
    *** ***
    Sazıkar : Uygun
    Muallak : Asılı, havada duran
    Şerh : Açıklama
    İnayet : Yardım
    Sem : İşitme
    Basaret : Görme



    AŞK İMAMDIR BİZE

    Aşk imamdır bize, gönül cemaat
    Kıblemiz dost yüzü daimdir salat
    Dost yüzün göricek, şirk yağmalandı
    Anıncun kapıda kaldı şeriat
    *** ***
    Gönül secde kılar, dost mihrabında
    Yüzün yere vurup kılar münacat
    Münacat gibi vakt olmaz arada
    Kim ola dost ile bu demde halvet
    *** ***
    Şeriat eydur, sakın şartı bırakma
    Şart ol kişiye kim ede hiyanet
    Erenler nefesi devletli rumuz
    Onunla fitneden olduk selamet
    "Beli" kavlin dedik evvelki demde
    Henuz bir demdir, ol vakt u bu saat
    *** ***
    Derildi beşimiz, bir vakte geldi
    Beşi bir eyleyip, kim kıla taat
    Biz kimse dinine hilaf demeziz
    Din tamam olucak doğar muhabbet
    *** ***
    Doğruluk bekleyen dost kapısında
    Gümansız ol bulur ilahi devlet
    Yunus ol kapıda kemine kuldur
    Ezelden ebede dektir bu izzet
    *** ***
    Şirk : Allaha ortak koşma
    Mihrab : Kıbleyi gosteren yer
    Münacat : Yalvarma
    Halvet : Yalnız kalma
    Beli : Yaratılan ruhların Allaha verdikleri söz
    (Evet sen rabbimizsin anlamında)
    Rumuz : İşaret, söz, simge
    Fitne : Hile, ayartma
    Kavl : Söz
    Derilmek : Düzenlenmek
    Hilaf : Karşı, aksi
    Güman : Şüphe
    Kemine : Aciz, en değersiz



    AŞIKLARA DİN NE HACET

    Din umillet sorar isen, aşıklara din ne hacet
    Aşık kişi harab olur, harab bilmez din diyanet
    Aşıkların gönlü gözü maşuk diye gitmiş olur
    Ayruk surette ne kalır kim kılısar zühd u taat
    *** ***
    Taat kılan uçmağ için din tutmayan tamu için
    Ol ikiden farig olur, neye benzer bu işaret
    Her kim dostu sever ise, dosttan yana gitmek gerek
    İşi gücü dost olucak, cümle işten olur azat
    *** ***
    Onun gibi maşukanın haberini kim getirir
    CEBRAİL-İ MURSEL sığmaz, böyle olundu işaret
    Soru hesap olmayısar, dünya ahret kovana
    MUNKER u NEKiR ne sorar terkolucak cümle murad
    Havf u reca gelmez onda varlık yokluk bırakana
    İlm u amel sığmaz onda ne terazi var ne sırat
    *** ***
    Ol kıyamet pazarında her bir kula BAŞ kaygısı
    Yunus sen aşıklar ile hiç görmeyesin kıyamet
    *** ***
    Hacet : İhtiyaç
    Di˜anet : Dini kurallar, yordamlar
    Farig : Vazgecmek
    Havf u reca : Korku ve ümit



    CIKTIM ERiK DALINA

    Çıktım erik dalına anda yedim üzümü
    Boştan ıssı kakıyıp, der ne yersin kozumu
    Ağrılık yaptı bana, buhtan eyledim ona
    Çerçi de geldi dedi, niye aldın kuzumu
    *** ***
    Kerpiç koydum kazana, poyraz ile kaynattım
    Nedir diye sorana, bandım verdim özünü
    İplik verdim çulhaya sarıp yumak etmemiş
    Becid becid ısmarlar, gelsin alsın bezini
    *** ***
    Bir serçenin kanadın, kırk katıra yüklettim
    Çift dahi çekemedi, şöyle kaldı kazını
    Bir sinek bir kartalı salladı urdu yere
    Yalan değil gerçektir ben de gördüm tozunu
    *** ***
    Bir kut ile güreştim, elsiz ayağım aldı
    Güreşip basamadım göyündürdü özümü
    Kaf dağından bir taşı şöyle attılar bana
    Öylelik yola düştü, bozayazdı yüzümü
    *** ***
    Balık kavaga çıkmış, zift turşusu yemeğe
    Leylek koduk doğurmuş baka şunun sözünü
    Gözsüze fısıldadım sağır sözüm işitmiş
    Dilsiz çağırıp söyler dilimdeki sözümü
    *** ***
    Tosbağaya sataştım, gözsüzsepek yoldaşı
    Sordum sefer nereye, Kayseri'ye azimli
    YUNUS BİR SÖZ SÖYLEDİN,HİÇ BİR SÖZE BENZEMEZ
    MUNAFIKLAR YÜZÜNDEN ÖRTTÜN MANA YÜZÜNÜ
    *** ***
    Issı : Sahibi
    Kakımak: Kızmak
    Koz : Ceviz
    Buhtan : İftira
    Çerçi : Seyyar satıcı
    Becid : Acele
    Küt : Kötürüm
    Göyündürmek : Kendi kendine yanmak
    Koduk : Sıpa
    Gözsüzsepek : Köstebek
    Munafık: İçi dışı bir olmayan, sahte müslüman



    SÖZLERİN ASLI

    Ey sözlerin aslın bilen, gel de bu söz kandan gelir
    Söz aslını anlamayan, sanır bu söz benden gelir
    Söz karadan aktan değil, yazıp okumaktan değil
    Bu yürüyen halktan değil, halık avazından gelir
    *** ***
    Ne elif okudum ne cim varlığındandır kelecim
    Bilmeye yüzbin müneccim, taliim ne ıldızdan gelir
    Şule bize aydan değil, Aşk eri bu soydan değil
    Rızkımız bu evden değil, derya-yı ummandan gelir
    *** ***
    Biz bir bahane arada, Ayruk de elden ne gele
    Hak cun emir eyler, Cana bu keleci andan gelir
    Yunus bir dert ile ah et, Kahr evinde neyler rahat
    Bu derde derman keffaret, bir ah ile suzdan gelir
    *** ***
    Kandan : Nereden
    Halık : Yaratan, Allah
    Elif, cim : Arap alfabesinden harfler
    Keleci : Söz
    Müneccim : Yıldız falcısı
    Ildız : Yıldız
    Şule : Işık
    Rızk : Nimet
    Ayruk : Başka
    Kahr : Dert
    Derman : İlaç, şifa
    Keffaret : Karşılık
    Süz : Yanıp tutuşma



    KOĞIL ÖLÜM ENDİŞESİN

    Koğıl ölüm endişesin, Aşıklar ölmez bakidir
    Ölüm aşıkın nesidir cun nur-u ilahidir
    Ölümden ne korkarsın çünkü hakka yararsın
    Bil ki ebedi varsın, Ölmek fasid işidir
    *** ***
    Kal u bela denmeden, Kadimde bile idik
    Biz bir uçar kuş idik , vücut can budağıdır
    Yunus beşaret sana, gel derler dosttan yana
    Ol kimseye ol ana KULLUN YERCİ aslıdır
    *** ***
    Koğıl : Bırak
    Fasid : Fesatcı, bozguncu
    Kal u bela : Yaratanın, Rabliğini ruhlara onaylattığı söz
    Kadim : Ezel, öncesi olmayan zaman, Allah
    Biliş : Tanışıklık
    Beşaret : Müjde
    Kullun yerci : Herşey döner (Haktan gelen hakka dönecektir)



    AŞIKMIDIR

    Canını aşk yoluna vermeyen aşık mıdır
    Cehdeyleyip ol dosta ermeyen aşık mıdır
    Dost sevgisin gönülde, can ile berkitmeyen
    Tul-i emel defterin dürmeyen aşık mıdır
    *** ***
    Nefs arzusundan geçip, aşk kadehinden içip
    Dost yoluna er gibi, durmayan aşık mıdır
    Dün ü gün ü riyazetde halvetlerde diz çokup
    Sohbetlerde baş çatıp, durmayan aşık mıdır
    *** ***
    Yunus imdi ol dostun, cefasına sabreyle
    Yüreğine aşk odun, Urmayan aşık mıdır
    *** ***
    Cehd : Gayret
    Berkitmek : Pekiştirmek
    Tül-i emel : Aşırı isteklerden oluşan emeller
    Nefs : Öz varlık, can, arzular emeller kaynağı
    Riyazet : Nefs terbiyesi
    Halvet : Yalnızlık
    Cefa : Zorluk, sıkıntı
    Od : Ateş
    Urmak : Vurmak



    HAKİKATIN MANASI

    Hakikatin manisin şerh ile bilmediler
    Erenler bu dirliği, riya dirilmediler
    Hakikat bir denizdir, şeriattır gemisi
    Çoklar gemiden çıkıp, denize dalmadılar
    *** ***
    Bunlar gelip kapıya, şeriatta durdular
    İçeri giribeni ne vardır bilmediler
    Dört kitabı şerh eden, Asidir Hakikatte
    Zira tefsir okuyup, Manisin bilmediler
    *** ***
    Yunus adın sadıktır, bu yola geldin ise
    Adın değşirmeyenler, bu yola gelmediler
    *** ***
    Hakikat : Gerçek, sırların açıldığı makam
    Şeriat : Din yolunda dışsal emirleri içeren başlangıç aşaması
    Tefsir : Açıklama



    VÜCUD ŞEHRİ

    İşbu vücud şehrine bir dem giresim gelir
    İçindeki sultanın yüzün göresim gelir
    İşidirim sözünü, göremezem yüzünü
    Yüzünü görmekliğe, canım veresim gelir
    *** ***
    Erenlerin sohbeti, arttırır marifeti
    Bi-dertleri sohbetden, her dem süresim gelir
    Miskin Yunusun canı, dört tabiat içinde
    Aşk ile can sırrına pinhan varasım gelir
    *** ***
    pinhan : Gizli



    AŞK ÖDÜ

    Aşkın ödü ciğerimi yaka geldi yaka gider
    Garip başım bu sevdayı çeke geldi çeke gider
    Kar etti firak canıma, Aşık oldum sultanıma
    Aşk zincirin dost boynuma, taka geldi taka gider
    *** ***
    Arada olmasın naşı, onulmaz bağrımın başı
    Gözlerimin kanlı yaşı, aka geldi aka gider
    Aşık Yunusun sözleri efgan eder bülbülleri
    Dost bahçesinde gülleri, koka geldi koka gider
    *** ***
    Firak : Ayrılık



    SEMA

    Bu sema'a girmeyen sonra peşiman olur
    Erişir bizim ile ser-be-ser düşman olur
    Dosttur bizi okuyan, üstümüzde şakıyan
    Şimd'üçbuçuk okuyan derin Danışman olur
    *** ***
    Hey biçare Danışman, Et dervişi dervişhan
    Dervişlere erişen, işine pişman olur
    YUNUS eydur MEVLANA, epsem otur yerinde
    Bu sohbete doymayan sonra sevişken olur
    *** ***
    Epsem : Dilsiz



    ARİFLER ORTASINDA

    Arifler ortasında Sufilik satmayalar
    Cun Sufiye ihlas oldu, Aşka riya katmayalar
    Ya gel bildiğinden eyit, yahut bilenlerden işit
    Teslimin ucun tutup, hiç sözü uzatmayalar
    *** ***
    Kuran'ı virip idi, gönüle evim dedi
    Gönül ev ıssın bilmez ademden tutmayalar
    Mumsuz baldır şeriat, tortusuz yağdır tarikat
    Dost için balı yağa ne için katmayalar
    *** ***
    Evvel ADEM yanıldı, uçmakta buğday yedi
    İşi HAKtan bilenler şeytandan tutmayalar
    Şirin huylar eyleğil, tatlI sözler söyleğil
    Sohbetlerde YUNUSu hergiz unutmayalar
    *** ***
    Arif : ݘlim irfan sahibi
    Sufi : Derviş, mutasavvıf
    Uçmak : Cennet
    Hergiz : Asla



    HAK İSTEYEN

    Ey dünü gün HAK isteyen, bilmezmisin HAK kandadır
    Her kandasam anda hazır, kanda bakarsam andadır
    İstemegil HAKKI ırak, Gönüldedir HAKKA durak
    Sen senliğin elden bırak, tenden içeri candadır
    *** ***
    Gir gönüle bul andadır, benliğinin defterin dur
    Ol has gevher bil andadır sanam kim ol ummandadır
    Ol ummanda yüzbin gevher bir zerreden oldu kemter
    Ol cana zeval mi erer, canı ab-ı hayvandadır
    *** ***
    Eyleğil suretin viran, can sırrıdır ona eren
    Batın gözüdür dost gören zahir gözü yabandadır
    Kim ki gaflet icre geçer, canı zeval suyun içer
    Derviş gönlü arşta uçar, çünki mekanı ondadır
    *** ***
    Ab-ı hayvan : Ebedilik veren su
    Batın : İç, gizli
    Zahir : Dış, görünen



    YAR YÜREĞİM YAR

    Yar yüreğim yar, gör ki neler var
    Bu halk içinde bize güler var
    Ko gülen gülsün, HAK bizim olsun
    Gafil ne bilir, HAKKI seven var
    *** ***
    Bu yol uzaktır menzili çoktur
    Geçidi yoktur, derin sular var
    Girdik bu yola Aşk ile bile
    Gurbetlik ile bizi salar var
    *** ***
    Her kim merdane, gelsin meydane
    Kalmasın cana kimde hüner var
    Yunus sen bunda meydan isteme
    Meydan içinde merdaneler var
    *** ***



    AŞKIN OKU

    Dost senin aşkın oku key katı taştan geçer
    Aşkına düşen kişi can ile baştan geçer
    Dün ü günü zar olur aşkın ile yar olur
    Endişesi sen olan, cümle tesvişten geçer
    *** ***
    Aşkına düşenlerin, yüreği yanar olur
    Kendini sana veren, düğeli işten geçer
    Dünyanın muhabbeti agülü aşa benzer
    Ahırın sanan kişi, agülü aştan gecer
    *** ***
    Başında aklı olan, ücrete amel etmez
    Hurilere aldanmaz, göz ile kaştan geçer
    Yunusun gönlü gözü, doludur HAK sevgisi
    Sohbet ihtiyar eden, yad u bilişten geçer
    *** ***
    Key : Pek çok
    Tesviş : Kargaşa
    Düğeli : Bütün, hepsi
    İhtiyar : Seçmek, Seçkin



    ERENLER NEREDEDİR

    Bilirmisiniz ey yarenler, gerçek erenler kandadır
    Kanda baksam anda hazır, Kanda isterem andadır
    Aşksızlara benim sözüm, benzer kaya yankısına
    Bir zerre aşkı olmayan, belli bilin yabandadır
    *** ***
    Yalancılık eylemeğil aşka yalan söylemeğil
    Bunda yalan söyleyenin, anda yeri zindandadır
    Ey kend'özün bilmeyen söz manisin bulmayan
    Hak varlığın istersen, Us ilm ile Kurandadır
    *** ***
    Allah benim dediğine, vermiş verir aşk varlığın
    Kimdeki var bir zerre aşk Calap varlığı ondadır
    Niceler eydur Yunusa Kocaldın sen aşkı koğıl
    Bu aşk bize yeni geldi, henuz dahi turfandadır
    *** ***



    AŞKLA GELEN ERENLER

    Aşkla gelen erenler içer aguyu nuş eder
    Topuğa çıkmayan sular, deniz ile savaş eder
    Bu sohbete gelmeyenler, HAK nefesi almayanlar
    Sürün onu burdan gitsin, Durur ise çok iş eder
    *** ***
    Cahildir mani'den almaz oturur kararı gelmez
    Öleceğini hiç sanmaz, yüzbin yıllık teşviş eder
    Dağ ne kadar yüksek ise yol onun üstünden aşar
    Yunus Emrem yolsuzlara yol gösterdi vu hoş eder
    *** ***
    Nuş etmek : İçmek
    Man'i : Anlam
    Tesviş : İşkillenme



    CEFANIN ADI AŞK

    Türlü türlü cefanın, adını aşk vermişler
    Bu cefaya katlanan, dosta halvet vermişler
    Kime ki aşk ulaşa, her dem kaynaya taşa
    İyi dirlik hem yavuz, dört yanında durmuşlar
    *** ***
    Her kim aşk eri ise, aşka müşteri ise
    Aşk onun yarı ise, canına öd urmuşlar
    Miskin Yunusun canı başında serencamı
    Aşka munkir ademi bu meydandan sürmüşler
    *** ***
    Halvet : Yalnızlık
    Serencam : Başa gelen
    Munkir : İnkar eden



    SÖZ OLA KESE SAVAŞI

    Sözü bilen kişinin, yüzünü ak ede bir söz
    Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz
    Söz ola kese savaşı, söz ola bitire başı
    Söz ola agülü aşı, yağ ile bal ede bir söz
    *** ***
    Kişi bile söz demini, Demeye sözün kemini
    Bu cihan cehennemini, Sekiz cennet ede bir söz
    Yunus şimdi söz yatından, söyle sözü gayetinden
    Pek sakın o sah katından, Seni ırak ede bir söz
    *** ***
    Dem : Etki
    Kem : Fena, değersiz
    Yat : Usul, yol yordam



    VÜCUDDA BULDUK

    Mani evine daldık, vücuda seyran kıldık
    İki cihan seyrini, cümle vücudda bulduk
    Yedi gök yedi yeri, dağları denizleri
    Cenneti cehennemi, cümle vücudda bulduk
    *** ***
    Tevrat ile incili, Furkan ile Zeburu
    Bunlardan beyanı cümle vücudda bulduk
    Yunusun sözleri hak, cümlemiz dedik saddak
    Kanda istersen anda HAK, cümle vücudda bulduk
    *** ***
    Furkan : KURAN
    Saddak : Doğru



    BİR NAZARDA KALMAYALIM

    Bir nazarda kalmayalım gel dosta gidelim gönül
    Hasret ile ölmeyelim gel dosta gidelim gönül
    Gel gidelim can durmadan suret terkini urmadan
    Araya düşman girmeden gel dosta gidelim gönül
    *** ***
    Gel gidelim kalma ırak dost için kılalım yarağ
    Şeyhin katındadır durak gel dosta gidelim gönül
    Terk edelim il u şarı dost için kılalım zarı
    Ele getirelim yarı gel dosta gidelim gönül
    *** ***
    Bu dünyaya kanmayalım fanidir aldanmayalım
    Bir iken ayrılmayalım gel dosta gidelim gönül
    Biz bu cihandan göçelim ol dost iline uçalım
    Arzu hevadan geçelim gel dosta gidelim gönül
    *** ***
    Kılavuz ol sen bana günilelim dosttan yanate
    Bakmayalım önden sona gel dosta gidelim gönül
    Bu dünya olmaz payidar aç gözünü canın uyar
    Olgıl bana yoldaş u yar gel dosta gidelim gönül
    *** ***
    Ölüm haberi gelmeden ecel yakamız almadan
    Azrail hamle kılmadan gel dosta gidelim gönül
    Gerçek erene varalım Hakk'ın haberin soralım
    Yunus Emre'yi bulalım gel dosta gidelim gönül
    *** ***
    Heva : Heves, nefse düşkünlük
    Günilmek : Yönelmek, kıskanmak
    Payidar, paydar : Devamlı, sürekli
    Yarağ kılmak : Hazırlanmak, hazırlık yapmak
    Terkin urmak : Terketmek, bırakmak



    TEHİ GÖRME KİMSEYİ

    Tehi görme kimseyi hiç kimsene boş değil
    Eksiklik ile nazar erenlere hoş değil
    Gönlünü derviş eyle dost ile biliş eyle
    Aşk eri şol ma'nide derviş içi boş değil
    *** ***
    Derviş bilir dervişi Hak yoluna durmuşu
    Dervişler Huma kuşu çaylak u baykuş değil
    Dervişlik aslı candan geçti iki cihandan
    Haber verir sultandan bellidir yad kuş değil
    *** ***
    Ey Yunus Hakk'ı bilen söylemez hergiz yalan
    İkilik ile gelen doğru yol bulmuş değil
    *** ***
    Tehi : Bos, kimsesiz
    Yad : Yabancı, el kişi
    Hergiz : Asla



    HAK CALABIM HAK CALABIM

    Hak Calabım Hak Calabım sencileyin yok Calabım
    Günahlarımız yarlığa ey rahmeti çok Calabım
    Ben eydürem kim ey gani nedir bu derdin dermanı
    Zinhar esirgeme beni aşk oduna yak Calabım
    *** ***
    Kullar senin sen kulların günahları çok bunların
    Uçmağına koy bunları binsinler Burak Calabım
    Ne sultan ne baylardasın ne köşk ü saraylardasın
    Girdin miskinler gönlüne edindin durak Calabım
    *** ***
    Ne ilmim var ne taatım ne gücüm var ne takatım
    Meğer senin inayetin kıla yüzüm ak Calabım
    Yarlığağıl sen Yunusu günahlı kulların ile
    Eğer yarlıgamaz isen key katı firak Calabım
    *** ***
    Calab : Allah
    Yarlıgamak : Bağışlamak
    İnayet : Yardım
    Firak : Ayrılık



    BENİM CANIM UYANIKTIR

    Benim canım uyanıktır dost yüzüne bakan benem
    Hem denize karışmağa ırmak olup akan benem
    Irmak gibi ben çağlaram geh gülerem geh ağlaram
    Nefsin ciğerin doğraram kibr u kini yıkan benem
    *** ***
    Kırdım bu nefsin çerisin bir itdim burc u barusun
    Pak eyledim içerisin milketini yuyan benem
    Ben hazrete tutum yüzüm ol aşk eri açtı gözüm
    Gösterdi bana kendozum ayet-i kul denen benem
    *** ***
    Şah didarın gördüm ayan hiç gumansuz belli beyan
    Kafir ola inanmayan ol didara bakan benem
    Benim durur bu cümle iş hikmetimle yaz u kış
    Ben bilirim yad u biliş ırılmadan duran benem
    *** ***
    Bu cümle canda oynayan damarlarımda kaynayan
    Kulli dillerde söyleyen kulli dili diyen benem
    Nemrud odun ˜brahim'e ben bag u bostan eyledim
    Küfür yüzünden doğuban gene ödü yakan benem
    *** ***
    Ol Hallac-ı Mansur ile söyler idim enel Hakk'ı
    Benem gi'nönün boynuna dar urganın takan benem
    Ol Hak habibi Mustafa mi'raca edicek sefer
    Ol dem canım hak eyledim ol sırrı duyan benem
    *** ***
    Şimdi adım Yunus durur ol demde İsmail idi
    Ol dost için Arafat'a kurban olup çıkan benem
    Cerh benim hükmümdedir her kanda ben oturmusam
    Mülk benim elimdedir yıkan benem yapan benem
    *** ***
    Sa'd benem said benem Yunus dahi benimledir
    İlm-i ledundur ustadım ol esrarı duyan benem
    *** ***
    Burcu u baru : Kule ve hisar
    Milket : Memleket
    Didar : Yüz, Allah'ın cemali
    Kulli : Hepsi, tümü
    Hak : Toprak
    Yüz tutmak : Yönelmek
    Yad u biliş : Tanıdık tanış
    Cerh : Gök, felek
    Said : Kutlu, Allah'ın beğendiği
    Sa'd : Uğurlu, mübarek



    HER KAÇAN ANARSAM SENİ

    Her kacan anarsam seni kararım kalmaz Allahım
    Senden ayrı gözüm yaşın kimseler silmez Allahım
    Sensin ismi baki olan sensin dillerde okunan
    Sensin aşkına dokunan kendini bilmez Allahım
    *** ***
    Sen yarattın cism u cani sen yarattın bu cihanı
    Mülk senindir kerem kkaıl kimsenin olmaz Allahım
    Okunur dilde destanın açılır bag u bostanın
    Sen baktığın gülistansın gülleri solmaz Allahım
    *** ***
    Aşk bahrna dalmayan canını feda kılmayan
    Senin cemalin görmeyen meydana gelmez Allahım
    Zor olur aşıkın işi durmaz akar gözün yaş
    Senden ayrı düşen kişi didarın gö”rmez Alahım
    *** ***
    Aşık Yunus seni ister lütf eyle cemalin göster
    Cemalin gören aşıklar ebedi ölmez Allahım
    Kacan : Ne vakit ki
    Kerem : Cömertlik
    Cism u can: Beden ve Ruh
    Kan : Maden Ocağı
    Didar : Allahın cemali,yüz



    TEHİ GÖRMEN SİZ BENİ

    Tehi görmen siz beni dost yüzün görüp geldim
    Baki devr-i rüzgigar dost ile sürüp geldim
    Oldur söyleyen dilde varlık dostundur kulda
    Varlığım hep ol ilde ben bunda garip geldim
    *** ***
    Bezirganam mataım çok dest-girim ustadım Hak
    Ziyanım assıya cümle anda değişip geldim
    Yer u gök yaratıldı aşk ile bünyad oldu
    Toprağa nazar kıldı aksırdı durup geldim
    *** ***
    Gördüm yedi tamusun anda sekiz uçmağın
    Korkudan günahımı anda sızdırıp geldim
    İşi oldum kudretten bahanem bir avretten
    İnayet oldu Hak'tan ölü dirgörüp geldim
    *** ***
    Adem olup durmadan nefsin boynun burmadan
    Yanıldım buğday yedim uçmaktan sürülüp geldim
    Musayla Tur'a çıktım binbir kelime dedim
    Bu Hak bizi ne bilsin anda bilinip geldim
    *** ***
    Nuh oldum tufan için çok duruştum din için
    Duymayanın tagadan suya boğdurup geldim
    Yalan değildir sözüm bak yüzüme aç gözün
    Dah'örtülmedi izim uş yoldan erip geldim
    *** ***
    Çerçiş oldum basıldım Mansur oldum asıldım
    Hallac pamuğu gibi bunda atılıp geldim
    Eyyüb oldum tenime cefa kıldım canıma
    Çağırdım Sübhanıma kurtlar duruyup geldim
    *** ***
    Zekerya oldum kaçtım erdim ağaça geçtim
    Kanım dört yana saçıp tepem deldirip geldim
    Yalınız Sübhan idi peygamberler can idi
    Yunus hod pinhan idi suret değişip geldim
    Dirgörmek : Diriltmek
    Taga : Taka, büyük kayık
    Pinhan : Gizli
    Dürümek : Bir araya getirmek



    BEN BİR ACEB İLE GELDİM

    Ben bir aceb ile geldim kimse halim bilmez benim
    Ben söylerem ben dinlerem kimse dilim bilmez benim
    Benim dilim kuş dilidir benim ilim dost ilidir
    Ben bülbülem dost gülümdür bilin gülüm solmaz benim
    *** ***
    Ol dost bana gelsin demiş sundum kadeh alsın demiş
    Aldım kadeh içtim şarab ayruk gönlüm ölmez benim
    Ne Tür'üm var ne durağım hiç yerde yoktur kararım
    Hakk'a münacaat etmeye belli yerim olmaz benim
    *** ***
    Sor durduğum yeri bana gelirsen gösteren sana
    Bir zerrece Hak'tan ayrı gözüm nesne görmez benim
    Tur dağında bir tecelli gör Musi'ye neler kıldı
    Yunus eydur Hak katında sözüm geri kalmaz benim
    *** ***
    Tecelli : Görünmek
    Ayruk : Ayrı, başka
    Göğnü : Yanmak, yanık
    Tap : Yeter, kafi
    Zari kılmak : Ağlamak, inlemek
    Dar : Ev, yurt, darağacı
    Munkir : İnkar eden



    HER KANCARU DÖNER İSEM

    Her kancaru döner isem aşk iledir işim benim
    Öldür gönlümde teşvişim hem aşktır yoldaşım benim
    Aşıklara göynür özüm onuncun faşolur razım
    Göriceğiz aşıkları kaynar içim dışım benim
    *** ***
    Bu aşk bize rahmanidir hem canımızın canıdır
    Onun icin şeytan ile her dem bu savaşım benim
    Benim canım bir kuştur kim gövdem onun kafesidir
    Dosttan haber geliceğiz birgün uçar kuşum benim
    *** ***
    Geldim dünyayı seyrettim ya bugün ya yarın gittim
    Ben bunda eğlenemezem bunda bitmez işim benim
    Yunus eydur ben aşıkam hem aşıkam hem sadıkam
    Bu ayruk aşıklar gibi yoktur arayışım benim
    *** ***
    Kancaru : Nereye
    Teşviş : Kargaşalık
    Göynümek : Kendi kendine yanmak
    Faşolmak : Açığa çıkmak, belli olmak,
    Raz : Sır, gizli şey
    Rahmanı : İlahi
    Arayış : Sus, bezek
    Ertan Türkmen