|
· Matematik ve Fen dallarına daha çok istek duyulması ve bu dallardan daha fazla meslek seçilmesi, · Kolay, hızlı, derin öğrenme (Ezbersiz Eğitim), · Bilgisayar okur yazarlığının gelişmesi, · Kavramsal altyapı ile üniversite giriş sınavı (ÖSYS) gibi sınavlarda daha garantili başarı, · Bilgisayarı paylaşma, grup çalışmasında artan performans, · Bireysel çalışmada verimlilik, · Dil öğreniminde gelişim, · Öğrencinin kendine olan güveni-özgüveni artar,
·
· Zamandan tasarruf etme imkanı, · Kağıt kalem kullanmaktansa daha çekici bir çalışma ortamı, · Fırsat eşitli (öğrenmede kısıtlama yok), · Kendi kendine öğrenmeyi mümkün kılması, · Matematik ve dil yeteneğini geliştirme, · Sosyal iletişimde bulunma yeteneğini geliştirme, · Problem çözme ve dikkatini verme yeteneği oluşur, · Önceki çözümleri araştırıp bunları yeni bir çözüm için kullanabilme yeteneğini geliştirme, yeni çözüm yöntemleri kullanma, · Belgeleme, dosyalama ve belgelere başvurma alışkanlığını kazanma, · Öğretimi, kişisel ve bireysel ihtiyaçlarına göre ayarlama. · Sınıf performansının artması, · Öğrencinin derse aktif katılımının sağlanması, · Farklı seviyelerin ayrı ayrı izlenebilmesi, öğretmenin buna daha fazla zaman ayırabilmesi, · Öğrenimde yardımlaşma, · Kanaat için ek alternatif, · Farklı disiplinler (Fizik, Matematik,...) arası eğitim için önemli bir aşama. · Multimedya ve bilgisayar teknolojisine adaptasyon, · Dünyadaki Matematik, Fen eğitimi ile paralellik, · Dünyada yükselen " Eğitimde Bilgi Teknolojisi " kullanma eğilimine dahil olma. · Müfredatın okullara göre esnekçe planlanabilmesi, · Yıllık planların kolayca yazıya dökülebilmesi, · Ödevlerin online hazırlanıp dağıtılabilmesi. Öğrenme ve ilerleme hızı kişiye bağlıdır. BDE’de derhal uyarı ve dönütler verilerek öğrenimin kişiselleştirilmesi sağlanır. Bilgisayarlar birer çoklu ortam aracıdır. Birlikte kullanılan yazı, ses, görüntü özellikleriyle bilgisayarlar birçok teknolojiyi etkili biçimde birleştirebilirler. Etkileşimli video ve CD-ROM teknolojileri bilgisayar tabanlı öğretim üniteleri, dersleri ve öğrenme ortamlarını birleştirebilirler. Bilgisayarlar etkileşimli araçlardır. Birçok paket program çalıştırılabilen mikro bilgisayarlar kullanım kolaylığı ve azami öğrenci kontrolü sağlar. Bilgisayar teknolojisi sürekli ilerlemektedir. Her geçen gün yenilikler olmakta bununla beraber fiyatlar da düşmektedir. İhtiyaçların doğru anlaşılması ve gelecek gereksinimlerin doğru tahmin edilmesi, öğretmenin bilgisayar donanım ve yazılım konularıyla etkili biçimde başa çıkmasını sağlar. Bilgisayarlarla ulaşılabilirlik artar. Yerel, bölgesel ve ulusal ağlar kaynakları ve bireyleri, nerede olurlarsa olsunlar, birbirine bağlar. Aslında, birçok kurum ve kuruluş bilgisayar tabanlı kaynaklar sunmaktadır. Ana hatları ile Bilgisayar Destekli Eğitimin faydalarını incelersek, Öğrenme hızı:BDE’nin sunduğu en önemli fayda, belki de, öğrencilerin kendi öğrenme hızlarına uygun olarak konuyu işlemeleri ve gerek duyduklarında aynı konuyu tekrar çalışma olanağı bulabilmeleridir. Özellikle yavaş öğrenen öğrenciler için BDE uygulamaları, bu öğrencilerin düzeyine ulaşmasında önemli bir avantaj sağlamaktadır. Diğer taraftan, öğrenilecek konuyu hali hazırda bilen ya da sınıftaki diğer öğrencilere oranla daha hızlı öğrenen öğrenciler ise, diğer öğrencileri beklemeden bir sonraki konuya geçebilirler. Katılımcı öğrenme:Her ne kadar BDE uygulamaları öğrencilerin kendi kendilerine ve kendi öğrenme hızlarına uygun öğrenme ortamları sunsa da, grup çalışmasını destekleyebilmesi açısından da etkin materyallerdir. Bir çok BDE yazılımı, öğrencinin verdiği cevaplar doğrultusunda dersi sunar ya da öğrenciye belli aralıklarla dönüt sağlar. Bu yüzden, BDE ortamındaki her öğrenci aktif şekilde derse katılır ve dersteki performansını gösterebilme imkanı vermesi ve öğrenciye dönüt sağlayabilmesi nedeniyle, BDE ortamları öğrencinin derse katılımını sürekli hale getirir(Bright, 1983: 144-153). Öğretimsel etkinliklerin çeşitliliği:Diğer materyallerle karşılaştırıldığında, görsel – işitsel öğelerin en etkin kullanılabildiği ortam BDE ortamıdır. Öğretim ortamının farklı etkinliklerle zenginleştirilmesi, öğrencinin başarıya ulaşmasında önemli bir etkendir. İşte bu bakımdandır ki, BDE ortamları, sağladıkları öğretimsel etkinliklerin niteliği ve niceliği açısından en etkin ortamlardır. Öğrenci etkinliklerinin ve performansının izlenebilmesi:BDE ortamındaki bir öğrencinin bir konu üzerinde harcadığı zaman ve gösterdiği performans, bilgisayar tarafından kayıt edilebilir ve istendiği zaman öğretmenin kullanımına sunulabilir. Öğrenci performansı hakkındaki bu bilgiler, öğretmenin öğrencileri gözlemlemesi ve onları ihtiyaçları doğrultusunda yönlendirmesi bakımından oldukça önemlidir. Klasik öğrenme ortamlarında, öğretmenin her öğrencinin performansını gözlemlemesi ve buna bağlı olarak öğrenciyi yönlendirmesi oldukça zordur. Özellikle kalabalık sınıflarda öğretmenin bu etkinlikleri başarması neredeyse imkansızdır. Bu bakımdan, BDE ortamının sunduğu bu özellik, öğretim etkinliğinin geliştirilmesi için önemli bir unsurdur. Bunun yanında, bilgisayarın kaydedip saklayabildiği bu bilgiler, okul yönetimi için de önemlidir. Bu bilgilerin erişilebilir ve saklanabilir olması, eğitim programlarının ve öğretim etkinliklerinin geliştirilmesi ve okul – aile işbirliğinin geliştirilmesinde okul yönetimi için büyük önem taşımaktadır.Zamandan ve ortamdan bağımsızlık:Klasik öğretim ortamlarındaki öğrenciler, belli konuları belli zaman dilimleri içinde öğrenmeli ve belirlenmiş öğretimsel etkinlikler yine belirli zaman dilimleri içinde gerçekleştirilmelidir. Diğer taraftan, BDE ortamındaki bir öğrenci istediği öğretimsel etkinlikleri istediği zaman, ders saati dışında kalan zamanlarda da, uygulayabilir ya da tekrar edilebilir. Hatta bu etkinlikleri evinde, bilgisayar başında uygulama şansı bulabilir (ŞAHİN, Tuğba Yanpar – YILDIRIM, Soner,1999 ,Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme, ANI yay.,s.58-62). BDE'nin yararından çok zararı olmaması için aşağıdakilere dikkat edilmesi gerekir. · Bilgisayar teknolojisi öğrencinin başarısını geliştirmesinin büyülü aracı olamaz! · Eğitim bütün sorunların panzehirlenmiş gibi bilgisayara düşüncesizce sarılmak doğru bir yaklaşım değildir. · Okulların çoğu nitelikli eğitim sağlayıp sağlamadıklarına veya nasıl sağlayacağına bakmaksızın daha çok bilgisayar teknolojisinin kendisi üzerinde yoğunlaşma gibi yanlış bir yaklaşım benimsiyorlar. · Ne eğitimciler, ne de donanım ve yazılım sanayiinde çalışanlar yeni teknolojinin halkın beklentileri doğrultusunda nasıl değerlendirileceğini gereğini göz önünde bulundurmuyorlar. · Okul sisteminin nasıl öğreteceğini bilmeden bilgisayarların etkin kullanma yollarını bulmadan teknolojiyi temel gereksinim haline getirilmesi doğru değildir. · Bilgisayar eğitime direkt değil destekleyici olarak katılır. · Başlangıçta etkin bir planlama yapmadan eğitimde bilgisayar kullanımını başlatmak yarardan çok zarar verebilir. · Aileler, genellikle, çocuklarının sınıfında ve yata odasında bir bilgisayar bulundurmanın, çocuğa bilgisayar öğretme yoluyla, Onun öğrenme problemlerinin çözüme kavuşturulacağı yanılgısına düşmektedirler. Bilgisayar destekli eğitimin öğrenme ortamına sağladığı bir çok faydanın yanı sıra, bazı sınırlamalarının olduğu da bir gerçektir. Her öğretim materyalinin kullanımında olabileceği gibi, bilgisayarların eğitim amaçlı kullanımında karşılaşılan bu sınırlılıklar, bilgisayarların etkin ve pedagojik olarak doğru kullanılamaması sonucu oluşan sınırlılıklardır. Ay zamanda bu sınırlılıklar günümüz eğitim sisteminde BDE’nin olumsuz yönleri arasına katılabilir. Öğrencilerin sosyo – psikolojik gelişmelerini engellemesi:Bazı uzmanlara göre, bilgisayarların öğretimi bireyselleştirebilmesi, öğrencinin sınıf içinde arkadaşları ve öğretmeniyle olan etkileşimini azaltmaktadır. Başka bir deyişle, yazılımların görsel – işitsel özelliklerinden dolayı çocuğun saatlerce bilgisayar başında kalması gibi özellikler nedeniyle , çocuğun yaşıtlarıyla ve diğer bireylerle olan etkileşimi azaltmakta ve bu durum çocuğun sosyo – psikolojik gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir. Bilgisayarların eğitim ortamında bilinçsizce ya da plansız kullanımı sonucu bu tür sorunların ortaya çıkması doğaldır. Ancak, böyle bir sorunla sadece bilgisayar kullanılan öğretim ortamlarında karşılaşılabileceğini düşünmek büyük bir yanılgı olur. Sınıf içinde kullanılan diğer öğretim materyalleri söz konusu olduğunda da, çocuğun bir materyali (TV, video, vb.) sürekli ve plansız kullanılması, benzer sorunların oluşmasında neden olacaktır. Bu yüzden, bu tür materyallerin sınıf içinde etkin ve başarılı kullanımlarında öğretmenlerin rolü büyüktür. Bilgisayarların öğretimi bireyselleştirme gibi bir olanak sağlamasının yanında, öğrencinin diğer öğrencilerle ve öğretmenle olan etkileşimini artırıcı öğretimsel faaliyetlerin öğretmen tarafından planlanması ve uygulanması gerekir. Benzer olarak, aileler de, çocukların bilgisayar üzerinde harcadığı zamanın süresini ve eğitimsel kalitesini denetlemelidir. Sınıfta kullanılacak öğretimsel yazılımların seçiminde de, öğrenmeyi bireyselleştirmesi kadar, öğrencinin diğer öğrencilerle etkileşimini sağlayan yazılımların seçilmesi, öğrencinin sınıf içindeki sosyo – psikolojik gelişimini destekleyecektir. Özel donanım ve beceri gerektirmesi:Her şeyden önce, bir öğretim yazılımının kullanılabilmesi için mutlaka gerekli donanımın bulunması gerekir. Sınıfların ya da okulların BDE için gerekli donanımlara erişimi bazen zor ve pahalı bir süreç olabilir. Bunun yanında, öğretimsel yazılımların kullanılabilmesi için bilgisayarlara ek olarak özel donanımlara ihtiyaç duyulabilir. Diğer öğretim materyallerinin bir çoğunda olmadığı halde, BDE ortamında donanım ve yazılıma sürekli yatırım yapılması gerekliliği gözardı edilemeyecek bir gerçektir. Özellikle de teknolojik özellikleri çok gelişmiş olan yazılımlar, donanımın da sürekli güncelleştirilmesini ve yenilenmesini gerektirebilir. Bunun yanında, diğer öğretim materyallerinin aksine, BDE materyallerinin kullanımı için hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin bazı özel bilgi ve becerilere sahip olması gerekir. Her ne kadar günümüzdeki yazılımlar kullanıcılardan en az düzeyde bilgisayar bilgisi talep etse de, bilgisayar okuryazarı olan öğrenci ve öğretmenlerin BDE’den en yüksek faydayı sağladıkları yadsınamaz bir gerçektir. Bu gereklilikler, okul yönetimine büyük maddi yük getirmektedir. Bu yüzden, BDE için gerekli donanım ve yazılımın alımında ve bilgisayar okuryazarlığı eğitimlerinde maliyet – fayda analizleri yapılmalı, eldeki kaynaklar en akılcı ve etkin biçimde kullanılmalıdır. Eğitim programının desteklenmesi:Öğretimde kullanılan her materyalin, eğitim programını destekleyici ve programda belirlenen amaç ve hedefleri öğrenciye kazandırıcı nitelikte olması gerekir. Aslında, her türlü öğretimsel etkinliğin amacı, eğitim programında belirtilmiş amaç ve hedeflerin kazandırılabileceği öğretim ortamlarının yaratılması ve öğrenciye sunulmasıdır. Ancak, piyasada bulunan bir çok eğitim yazlımı bu özellikten uzaktır. Piyasada bulunan eğitim yazılımları her ne kadar teknolojik nitelikleri bakımından gelişmiş materyaller olsa da, eğitim programlarıyla bir tutarlılık göstermediği için öğretimsel değeri az olan materyallerdir. Öğretimsel yazılımlar, diğer öğretim materyalleri ile karşılaştırıldığında, öğretmen tarafından geliştirilmesi zor olan, hazırlanması uzun süren ve geliştirilmesi pahalı olan materyallerdir. Bu yüzden, piyasadaki yazılımların bir çoğunun eğitim programı ile bir tutarlık göstermemesi, BDE’in sahip olduğu sınırlılıkların başında gelir. Öğretimsel niteliğin zayıf olması:Program uygunluğunun yanında, eğitim yazılımlarının öğretimsel olarak da etkin öğrenme ortamları öğrenciye sunabilmesi gerekir. Eğitim yazılımının türü ne olursa olsun (araştırma-uygulama, benzeşim, vb.) her türlü yazılım öğretim tasarımı ilkelerine uygun olarak geliştirilmelidir. Bu gerçeğe rağmen, piyasadaki yazılımların büyük bir çoğunluğu bu nitelikten yoksundur. Özellikle bazı yazılımlar yazılı materyallerin elektronik ortama aktarılmış şeklinden öteye gidememektedir. Diğer taraftan bazı yazılımlar ise, hedeflenen öğrenci grubunun pedagojik özelliklerine uygun olmayan öğretim tasarımları üzerinde geliştirildiği için öğretimsel etkinliği düşük olan yazılımlardır. Piyasada öğretimsel niteliği yüksek olan yazılımların az olması, BDE’in sahip olduğu diğer bir sınırlılıktır (ŞAHİN, Tuğba Yanpar – YILDIRIM, Soner,1999 ,Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme, ANI yay.,s.58-62). Bilgisayar ağlarını kurmak çok pahalıdır. Kişisel bilgisayarlar diğerlerine göre daha ucuz olmasına ve bilgisayar donanım ve yazılım piyasası bir rekabet içinde olmasına rağmen bilgisayar ağlarını oluşturacak donanım ve yazılımı satın almak hala pahalıdır. Teknolojinin sürekli gelişiyor olması öğretmenin sistemini en son gelişmelerle bir tutabilmek için bir yarışa girmesine neden olacaktır. Bilgisayar okuryazarlığı halen yaygın değildir. Hala bilgisayarlara erişimi olamayan öğrenciler de bulunmaktadır. Öğrencilerin bilgisayar tabanlı bir uzaktan eğitim ortamında başarıyla çalışabilir olmasından önce öğrencilerin ilgi ve bilgisayar yeterliliği sağlanmalıdır. BDE’DE ÖĞRENCİNİN ROLÜÖğrencilerin her şeyden önce derse olan ilgileri arttırılmalıdır. Yani öğrenci güdülenmelidir. Bilgisayar ortamlı bir ders daha eğlenceli ve dikkat çekici olabilir. Bilgisayarlar sayesinde öğrenci dönüt alma avantajına kavuşacaktır bu da öğrencinin o derse olan ilgisini ve motivasyon derecesini arttıracaktır. Görsel, işitsel olanakları bir arada istenilen kalitede sunduğunuzda teorikte öğrencilerde öğrenme yeteneği aşağıdaki tablodaki(öğrenmede duyular) gibi değişecektir. ayrıca bilgisayar kullanırken bağımsız olan öğrenci için başarısızlık kaygısı ortadan kalkacaktır,kendine özgüvenin artmasında yardımcı olacaktır. Eğitim ile ilgili araştırmalar, öğrencilerin büyük çoğunluğunun okuduklarının %30’unu, duyduklarının %40-50’sini, gördüklerinin %60-70’ini, hem gördükleri hem de duyduklarının %90’ını hatırlayabildiklerini göstermişlerdir(Necdet KÜÇÜKARPACI 10 haziran 1997 PC! Bilgisayar Dergisi Sayı:15). BDE UYGULAMALARINDA ÖĞRETMENİN ROLÜ· BDE'de öğretmenin rolü azalmamakta, tam tersine artmaktadır. · BDE öğretmenin yerine geliştirilen değil, amaç itibarıyla öğretmede yardımcı olacak bir araçtır. Bu faydalı araç, öğrenmeyi daha kolay ve zevkli hale getirmektedir. · BDE, öğretmenin sınıfında konuyu klasik yolla işledikten sonra, bilgisayar üzerinde pekiştirme ve kavram oturtma hedeflerini taşır. · Öğretmenin çağdaş tanımına (Öğretmen bilgi kaynağından ziyade artık bilgiye yönlendiricidir.) uygunluk. · Öğretmen olmadan kullanım : Okulda ilgili branşa girecek öğretmen olmadığında, dersin boş geçmesinin yerine, klasik olarak sınıfta görmeden, doğrudan BDE uygulaması, branş öğretmenlerinin derse girmesi kadar olmasa da yine de makul sayılacak sonuçlar verebilmektedir. Ancak yinelemek gerekirse BDE hiç bir zaman öğretmenin yerini tutamaz. Esasen hiç bir eğitim aracı öğretmenin yerini tutamaz. Öğrencinin derse aktif katılımının sağlanmasını denetler. Farklı seviyelerin ayrı ayrı izlenebilmesi, öğretmenin buna daha fazla zaman ayırır. Öğretim esnasında öğretmenin kendisi de sürekli öğrenme sürecine ek olarak bir şeyler öğrenir ve kendini yenileme imkanı bulur. Bilgisayar destekli eğitim uygulanan sınıfta önemli ölçüde bir performans artışı görülür bu da öğretmenin işini kolay hale getirir. Öğretmenin kanaat kullanımında ek bir alternatif sağlar. Genel anlamda tüm öğretmenler için, öğrenci farklı disiplinler arasında önemli aşamalar kaydeder bu da öğretmenin amacına ulaşmasına yardımcı olur. Ancak hiç bir zaman unutulmamalıdır ki bilgisayarlar öğretmenlerin yerini asla tutamazlar. Öğretmensiz öğretim düşünülemez ama bilgisayarsız öğretim–halen de çoğu okulda uygulandığı gibi–mümkündür. Ancak öğretmene bilgisayar destekli uygulanan derslerde rehberlik anlamında çok ağır yükler binmekte ve öğretmenin değeri dolayısıyla artmış olur. Bilgisayar destekli eğitimde asıl ihtiyaç; nitelikli öğretmen gücüdür. BDE’DE YÖNTEMLERALIŞTIRMA VE UYGULAMA PROGRAMLARIAlıştırma ve uygulama programları, aslında, öğretim amaçlı değil, öğrenilmiş konu üzerinde öğrencilere alıştırma olanağı veren ya da öğrenilmiş yeni bilgileri destekleyici açıklamaları veren programlardır. Alıştırma programlarının genel amacı, tekrar etme ve egzersiz yapma suretiyle, öğrencinin öğrendiği yeni bilgiyi kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe aktarabilmesine ve aktardığı bu bilgileri doğru zamanda hatırlayıp kullanmasına yardımcı olmaktır. Bu tür yazılımlar, özellikle de 1970’li yıllarda yaygın şekilde üretilmeye başlanmıştır. Bunun en önemli nedeni, bu tür programların yazılımının kolay olması ve eğitim ortamında yaygın şekilde kullanılmasıdır. Bu tip programlar öğretim amaçlı olmadıkları için, eğitim denince akla gelen bilgi verme ve açıklama yapma yeteneğine sahip değillerdir. Dolayısıyla öğrencinin, programın gerektirdiği ön bilgiye sahip olması gereklidir. Alıştırma ve uygulama programlarının amacı, kısa süreli belleğe yerleşen bilginin uzun süreli belleğe geçişini sağlamak, yani kalıcılığını artırmaktır. BİRE-BİR EĞİTİM PROGRAMLARIBire-bir eğitim programları, yazılımların içinde tamamen öğretmen rolünü üstlenen, gerektiği yerde yeni bilgiyi veren, verilen bilginin öğrenilmesi için alıştırma sağlayan, öğrenciye geri bildirim sunan, öğrencinin performansını değerlendiren ve öğrenciyi yönlendiren programlardır. İyi bir bire-bir eğitim yazılımı, öğrenciyi güdüleyebilen, öğrenciye bilgi sunan ve öğrencinin içeriği öğrenebilmesi için gerekli alıştırma ve uygulamaları yapmasını sağlayan programlardır. Bire-bir eğitim programları, bir öğretmenin sınıf içindeki öğretim etkinliklerinin bilgisayar ortamında sunulmasıdır. Bu tür programların seçiminde, kullanılmasında ve öğrenciye gereken durumlarda öğrenciye rehberlik sağlamasında öğretmenin rolü oldukça önemlidir. Bire-bir eğitim programlarının eğitim programına entegrasyonun gerçekleşebilmesi için, müfredat analizinin mutlaka tamamlanmış ve müfredatta yer alan ders ve konuların özelliklerine göre, bu programların nerede kullanılabileceğine karar verilmiş olması gerekir. Bu tür programlar öğretimsel olarak en etkin programlardır. EĞİTSEL OYUNLARBirçok akademik oyun programının amacı, alıştırma, uygulama, öğrenilmiş bilgilerin tekrarını yapabilme ve hatta problem çözme stratejilerini öğretebilmektir. Öğretimsel oyunların sağladığı en büyük avantaj, kullanıcının öğrenme ortamında sürekli aktif olmasıdır. Her oyun, kullanıcıyı belli bir bağlamda tanımlayan, ona belli roller veren ve kullanıcının belli oranlarda sorumluluk alarak verdiği kararların sonuçlarını gösteren yazılımlardır. Oyunlar ayrıca, öğrencilerin yaratıcılık, ilke ve stratejileri sorgulama ve yeni ilkeler araştırma ve oluşturma yeteneklerini de geliştirir. Bir eğitimsel oyunun ne kadar öğretici olduğu,yazılımın ne kadar iyi yapılandırıldığıyla paraleldir. BENZEŞİM PROGRAMLARIBenzeşim programları, gerçek hayatta öğrencilerin karşılaşabileceği tehlikeleri ya da olumsuzlukları sınıf ortamına taşımadan, gerçek hayata ait olayları veya olguları öğrenciye sunmayı amaçlayan programlardır. Benzeşim programlarının kullanımı esnasında, öğrenciler, bazı kararlar vermek ve verdikleri bu kararın sonuçlarını görmek suretiyle değişkenler arasındaki ilişkileri öğrenebilirler. Öğretim teorileri açısından bakıldığında benzeşim programları,öğrenciye yeni bilgi kazandırdığı gibi, öğrencinin halihazırdaki bilgileriyle yeni öğrendikleri arasında ilişki kurmasını sağlamakla birlikte, yeni öğrendiklerini anlamsallaştırmasına ve uzun süreli bellekte depolamasına yardım etmektedir. İyi bir benzeşim programında aranması gereken en önemli özellik, programın öğrenciyi güdüleyebilmesi ve esinlenmesini sağlayabilmektir (Price, 1991). Günümüzde, birçok benzeşim programı, eğitsel oyunlarla ya da problem çözme uygulamalarıyla birlikte hazırlanmaktadır. Eğitimci için güçlü bir araç olma niteliği taşıyan BDE, diğer bütün araçlarda olduğu gibi, bazı öğretim ortamları için uygun iken, diğer bazı öğretim ortamları için uygun bir araç olmayabilir. BDE konusunda yapılan araştırmaların çoğunda, geleneksel öğretim yöntemleriyle BDE yöntemi arasında çok büyük farklılıklar olmadığı görülmektedir(Kulik & Kulik, 1991: 75 – 94). Ancak, yine bu araştırmaların sonucuna bakıldığında, bazı konular ve derslerin öğrenilmesinde geleneksel öğretim yöntemlerine göre BDE’nin çok daha etkin olduğu ve daha iyi bir öğrenci başarısı sağladığı saptanmıştır. Bilgisayar Destekli Eğitimin balarısı, onu tasarlayan ve geliştiren kişinin uzmanlığına ve ne derece dikkatle geliştirildiğine başlıdır. Başarılı bir tasarımcı, seçilen ortamın güçlü yönlerini öne çıkartırken, o ortamın zayıflıklarını ve dezavantajlarını mümkün olduğunca en aza indirgemeye çalışır (ŞAHİN, Tuğba Yanpar – YILDIRIM, Soner,1999 ,Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme, ANI yay.,s.58-62). BDE’de bireysel ve işbirlikli öğrenmeSınıfta öğrencileri güdüleme sisteminin bir yönü olan sınıfın “amaç yapısı” (goal structure) ile ilgili son yıllarda bir çok araştırma yapılmıştır. Johnson & Johnson sınıfta üç tür amaç yapısından söz etmektedirler. Bunlar; (1) işbirliğine dayalı amaç yapısı; (2) yarışmaya dayalı amaç yapısı; (3) bireyselleştirilmiş amaç yapısıdır. Sınıfın amaç yapısı, bir bakıma öğrencilerin birbirleriyle yarışma, işbirliği yapma ya da bireysel çaba gösterme düzeyine işaret etmektedir(Slavin, 1989). Eğer öğrenciler birbirleriyle yarışmaya yönelirse, bir öğrencinin başarısı, bir diğerinin başarısızlığını gerektirir. Örneğin; öğretmen, sınıfta üstte yer alan, dörtte bir öğrencinin “A” alabileceğini söylerse, o zaman öğrencileri yarışmaya yöneltmiş olur. Bir öğrencinin “A” alması demek, bir diğerinin “A” alamaması sonucunu doğurur. İşbirliği ise, yarışmanın tam zıttı bir sonuç meydana getirir. Örneğin; dört öğrenci bir grup oluşturarak laboratuarda deney yaparlarsa birlikte başarılı ya da başarısız olacaklarıdır. “Ya birlikte yüzecekler ya birlikte batacaklardır.” Eğer bir öğrenci çok çalışırsa, diğerlerinin başarısını da arttırır. Sınıftaki üçüncü amaç yapısı da bireyselleştirmedir. Bu amaç yapısında bir öğrencinin başarısı ya da başarısızlığı, diğer öğrencilerin başarı ya da başarısızlığını etkilemez. Örneğin; öğretmen, dönem içinde verilen tüm sınavlardan ortalama en az “90” alan öğrenciye “A” vereceğini açıklar. Böylece, bireyselleştirilmiş amaç yapısında bir öğrencinin başarılı ya da başarısız olması bir diğer öğrenciyi etkilemez (Johnson & Johnson, 1974). Sınıflardaki amaç yapıları değişik düzeylerde de olsa genellikle yarışmacıdır. İşbirliğine dayalı amaç yapıları daha az gözlenir (Lockheed & Harris, 1982). Ancak yarışmacı amaç yapıları, öğrencilerin bir diğerine yardım etmesini engellediği için eleştirilmektedir. Ayrıca, yarışmacı bir yapıda başarı düzeyi genellikle düşük olan öğrencilerin başarılı olma olasılıkları çok azdır. Sporda, kahraman olan bir öğrencinin başarılı olması için tüm öğrencilerin yardım etmesi ve işbirliği gereklidir. Çünkü onun başarısı, takımın başarısıdır. Dolayısıyla elde edilen başarı tüm okulun başarısıdır. Okullar bu tür etkinliklerde işbirliğini özendirirken, akademik başarı için işbirliğine dayalı çalışma ne yazık ki yapılmamaktadır (Johnson & Johnson, 1975; Slavin, 1977b; Coleman, 1961). Son yıllarda, sınıfta işbirliğine dayalı amaç yapılarının kullanımını artırmak üzere sınıfta uygulanabilecek bazı teknikler geliştirilmiştir (Johnson & Johnson, 1975; Sharan & Sharan, 1976; Aronson ve diğerleri, 1978; Slavin, 1983a; Açıkgöz, 1990). Bu teknikler işbirliğine dayalı yöntem adı altında toplanmaktadır. İşbirliğine dayalı öğrenme tekniklerinin öğrenme düzeyini artırmada etkili olup olmadığını araştıran bir çok çalışma yapılmıştır. Bu çalışmalarda, işbirliğinin özellikle düşük yetenekli öğrencilerin problem çözme ve üst düzey öğrenme becerilerini, yarışmacı ortamlardan daha çok geliştirdiği gözlenmiştir (Johnson & Johnson 1985; Slavin, 1990). Ayrıca, işbirliğine dayalı öğrenme, öğrencilerin psiko-sosyal gelişimlerine ve duyuşsal özelliklerine önemli katkılarda bulunmaktadır. İşbirliğine dayalı öğrenmenin çeşitli çalışmalarla ortaya konmuş, faydaları aşağıda kısaca maddeler halinde verilmiştir. İşbirliğine Dayalı Öğrenmenin Yararları1. İşbirliğine dayalı öğrenme, öğrencilerin öğrenmeye güdülenmelerine ve dikkatlerini sürdürmelerine yardım etmektedir. 2. Özellikle, düşük yetenekli öğrencilere, problem çözme ve üst düzey düşünme becerilerinin kazandırılmasında etkili olmaktadır (Webb, 1982,1983; Slavin, 1990, Özder, 1996). 3. Bireyin, dünyayı diğer insanların bakış açısından yetisini kazandırmaktadır. Böylece öğrencilerde empati kurma becerileri artmakta; özel eğitime muhtaç çocukları daha kolay kabul ederek onların gelişimleri için rehberlik etmektedir. 4. Öğrenciler, başkalarının fikirlerine saygılı olmayı, hoşgörülü olmayı, tartışmayı öğrenmektedirler. Kısaca, demokratik yaşama alışkanlığını kazanmaktadırlar. 5. Öğrenme sırasında öğrencinin akranlarıyla etkileşimde bulunması, ona zevk vermekte; öğretme – öğrenme ortamı öğrenciler için eğlenceli hale gelmektedir (Slavin, 1990; Oktar, 1995; Yeşilyaprak, 1995). 6. İşbirliğine dayalı öğrenme; gruptaki her bireyin katkısını gerektirdiğinden öğrencilerin öz saygı ve öz yeterlik duygularını geliştirmelerine yardım etmektedir. 7. Öğrencilerin hata yapma korkusu ve kaygı düzeyini en aza indirerek öğretme – öğrenme sürecine etkin katılımlarını sağlamaktadır. 8. Öğrencilerin “ait olma” gereksinimlerini karşılamalarına yardım etmektedir.
İşbirliğine dayalı öğrenme yaklaşımının, çeşitli etnik gruplara ait öğrencilerin etkileşimlerini geliştirme ve öğrenme güçlüğü olan ve olmayan öğrencilerin öğrenme düzeyini artırma konularında etkili olup olmadığına ilişkin yapılan araştırmaların üçte ikisinde olumlu bir etkisi olduğu kanıtlanmıştır (Gage & Berliner, 1989; Slavin, 1990). Sınıf ortamında BDE uygulamaları ve sorunlar- Dersi hazırlamak için süre yetersizliği, - Ders notlarını hazırlamak için süre yetersizliği, - Her öğrencinin bilgisayar kullanmasını sağlamak için süre yetersizliği, - Dersi belirlenen süre içinde bitirememe, - Belirlenen amaçları süresi içinde gerçekleştirememe, - Yazılımın hata vermesi, - Bilgisayar lâboratuarında disiplini sağlamak, - Öğrencilerin lâboratuarda ses/gürültü düzeyini ayarlama, - Öğrencilerin sorularını yanıtlayabilme, - Yazılım ve donanıma verilebilecek hasar, - Her öğrenciye uygun yazılımın sağlanması, - Öğrencilerin konu üzerinde çalışmalarını sağlamak, - Öğrencilerin klavye kullanabilme becerileri, - Öğrencilerin kaygıları/korkuları, - Donanımla ilgili teknik sorunlar, - Fiziksel koşulların yetersizliği (Aydınlatma, ısıtma,vb.). En önemli sorunlardan biri her öğrenci için yeteri kadar bilgisayar kullanma olanağı olmaması. Yani donanım yetersizliği. Bu durumda eğitimde gereken verimin alınması beklenemez. Kullanılan yazılımlar hata mesajı verdiğinde ders aksayacak ve dikkat dağılacaktır. Sınıf içi disiplin de en başta sağlanmalıdır. Kimi öğrenciler daha önce uzak oldukları bu teknoloji aracılığıyla eğitim göreceğini anlayınca ve özellikle ilk kez bilgisayar başına oturunca, ya ondan nefret edecekler ya da hemen öğrenme isteği duyacaklardır. Ama bu durumda genelde nefret duygusu ön plana çıkar ve amacın aksine belki de Bilgisayar Destekli Eğitime karşı bir antipati doğabilir. Eğitim ortamında yapılacak gösterilerde ve grup uygulamalarında gerekli şartlar ideal olmalıdır. Örneğin bir slayt gösterisinde ve veya tepegöz kullanıldığında bütünüyle karanlık bir sınıf ortamı hazırlanmalıdır ki her öğrenci tam olarak algılayabilsin. Sınıf ortamının mevsimlere göre ısı ayarlaması iyi yapılmalıdır ki hem eğitim materyalleri hem bilgisayarlar etkilenmesin. Ve öğrenciler rahat bir ortamda öğrenmeyi, öğretmen de öğretmeyi gerçekleştirsin. Gelecekte bilgisayar öğretmenin yerini alabilir mi?Bilgisayarın öğretmenin yerini tutması çok zor. Çünkü öğretmen öğretme görevini yaparken aynı zamanda öğrencinin gelişimine yardımcı eğitimler de vermektedir. Yaptığı hareketler olsun, davranışları olsun, karakteri olsun, konuşması gibi bir çok konuda öğrencilerine rehberlik etmektedir. Bilgisayar destekli eğitimin yaygınlaşmasıyla öğretmene düşen görevler artacaktır. Sonuçta öğrenciyi güdüleyecek olan da öğretmenin kendisidir. Öğrencilerle birlikte sürekli öğretim çerçevesinde öğrenmeye devam eden öğretmen, daha akıllı, daha hızlı ve daha kaliteli olacaktır. Eğer bilgisayarlar öğretmenlerin yerini alabilseydi şu ana kadar yapılan az kalitede de olsa eğitim yazılımları öğrenci başarısını önemli ölçüde etkilemeliydi. Oysa her yıl üniversite sınavlarında, Anadolu Liseleri giriş sınavlarında ve diğer sınavlardaki başarısızlık oranı hala aynı. Bilgisayarları yapan ve programlayan bizler yani insanlardır. Öğretmenler de birer insan olduklarına göre bilgisayarların öğretimdeki etkiliği ancak 1 terabyte'lık bir sabit diskin yanında 1.44" lük bir disket ancak yapar. Kısaca bilgisayarlar öğretmenleri en az bir asırdan önce yakalayamaz.
0lcay Büyükçapar – 1999,İzmir
|