YOKLUĞU ARAMA KORKUSU VEYA ...

Gıyasettin Aytaş

Şiir ne ifade ediyor.? Bu kavram günümüz entellektüelinin kafasında hangi çağrışımları uyandırıyor? Şiir mi bize ihtiyaç duyuyor, yoksa bizim mi şiire ihtiyacımız var? Günümüzde bu soruları cevaplamak pek de kolay görünmüyor. Kimileri şiirden anladığını iddia edip, şiir üzerine uzun uzun yazıp söylüyor. Bu yazılıp söylenenlere baktığınızda, şiirden anladığını değil, şiirin kendince nasıl olması gerektiğini ifade ediyor. Şiir kişiselliği en çok reddeden bir sanat dalıdır. Onun içindir ki, ?iirin ne bana göresi olur, ne de sana göresi. ?iir kimi zaman ortak bir duyu?un ifadesi (Ystiklal Mar?y'nda oldu?u gibi) kimi zaman da, sadece bir ki?iyi ilgilendiren bir yapyya sahiptir.

Kitaplar görüyorum kütüphane raflarynda dizi dizi. Kimisi parlak ciltli, göz alycy, kimisi solgun ürkek baky?ly. Dü?ünüyorum içimden: "Acaba zarf my önemli, mazruf mu?" Bu ikilem arasynda bocalarken, zarfy güzel olan bir kitaba uzanyyor elim. Bu bir ?iir kitaby. Acaba mazruf da bu zarfa uygun mu diye kary?tyrmaya ba?lyyorum. Kitapta yer alan ?iirlerden birkaç tanesini okuyorum. Birden bire, kitabyn bütün ?iirlerini okumak, bu ?iirleri enine boyuna irdelemek ihtiyacyny hissediyor ve kitaby alarak kitapçydan çykyyorum.

Mehmet Can Do?an, ?iir sevdalysy bir genç ?air. ?iirlerinin bir rkysmyny dergilerde okumu?, bazen a?yry sembolik buldu?um için kendisine kyzmy?, daha sonra da bu sembolik ?iirlerdeki imgeleri yerli yerine oturtunca bütün kyzgynlyklarymdan syyrylarak, onun ?iirlerinden zevk almaya ba?lamy?tym. Y?te ?iirlerini bir bütün olarak okumak ve de?erlendirmek fyrsaty geçmi?ti elime. Kitaby ba?tan sona tekrar tekrar okudum.

Mehmet Can, ça?ymyzyn duygusuzlu?unun içinde duyguyu arayan, duyguyu ararken ça?ry?ymlary bir kenara byrakarak, ortak duygularda birle?ece?i kimselere seslenen bir ?air. ?iir kitabyna "Törenler ve Komplolar" adyny vermi?. Bir bekleantiler serisi halinde syralanan ?iirlerin hemen tamamyna yansyyan his unsurlary, ahenkle bütünle?erek, hayal yelkenleriyle enginlere açylmy?. Ymgelerin yo?unlu?u, bir syyryly?yn veya kolaycyly?yn ötesindoe kaçy?y de?il, arayy?y i?aret ediyor. Kimi ?air imaj olsun diye ?iirde imgeye yer verirken, Mehmet Can'da bu durumu hissetmiyoruz. A?a?ydaki bölümde de görülece?i gibi, ömrün bütününü de?erlendirirken, onu bir derin kuyu ile imgelemektedir. Kuyunun seçili?i ve bu seçili?in altyndaki temel dü?ünceyi iki a?amaly olarak de?erlendirmek mümkündür. Bunlardan birincisi, derinlik ve yokluk, ikincisi ise sykyntylar ve bunlymlaryn birikintisi. ?air her iki unsuru da birlikte dü?ündürmek istemi?, bunda da ba?aryly olmu?tur.

"Hep fazla bir yany var ömrün

inildikçe ve gezildikçe çatlayacak

kyyysynda durdu?um ta?ymaktan yoruldu?um

burda kal burda ihanetin derin kuyusu" (s. 8)

?iir tenkidi di?er edebi türlerden oldukça farkly bir özellik arz eder. Bu yüzden ?iir münekkitleri çok zorlanmy?lar, ?iir üzerine söz söylerken. ?airin bir mysrayy meydana getirirken çekti?i sykyntylar, ?iir üzerine söz söyleyecek olanlara da ayny sykyntylary ya?atmaktadyr. Belki ?air ?iirde söylemek istedi?i ?eyleri kendi ruh dünyasynda bir an için ya?yyor ve o anlyk duygularyn ça?yldamasyyla ?iirini vücuda getiriyor. Ama ?iir münekkidi bu söyleyi?in bütün boyutlaryny ele almak ve bunlary birbiriyle ilintilendirmek gibi bir sorumluluk altynda eziliyor. Ezilmedi?i zaman da kolaya ve subjektifli?e kaçyyor.

Mehmet Can, "törenler" adyny ta?yyan ?iirinde bir kum gemisi ile a?klaryn sonuna kadar gitmeye çaly?yr. Burada bir ?ey dikkat çekiyor: ?air seçti?i kelimeleri ?iire özenle yerle?tirmeye çaly?yrken, uyumdan çok uyumsuzlu?a yöneliyor. "Sen ne güzel ölürsün bileklerin ne güzel akar" mysrayny okudu?umda, ölüme isteyerek giden, yani kendi iradesini kullanarak ölümü seçen birini canlandyrdym gözümde. Burada, bir hazin son söz konusu. Ama ?air bu hazinlikte güzelli?i yakalamy?. Bu güzellik istenilen ?ey hüzün verici de olsa, kendi arzunun bir sonucu oldu?u için güzeldir.

"Saçlaryn çekiyor durmadan parma?yna saryp beni

sesin gizemli ve bildik bir kuyu u?ultusu

-seni çok özledim- içimde bir senaryo bo?lu?u"(s.12)

Yukarydaki mysralary arka arkaya getirdi?imizde saç motifinin etkileme gücünde, destekleyici unsur olarak ses seçilmi?tir. Bu ses bir kuyu u?ultusu olarak yansyyor. Ancak sonucu olmayan, tepki görmeyen bir haykyry? gibi ortada kalyyor, bo?lu?u yalayyp geçiyor. Daha önceki ?iirinde oldu?u gibi, Can burada da kuyu motifini bir sonsuzluk imgsi olarak kullanmy?tyr.

?airin yoktur dünyayla i?i. Dünya onun için varly?yn aynasy olmaktan öte bir ?ey de?ildir. Onun içindir ki, ?airler, dünyadan ço?u kere kaçmak kurtulmak isterler. Servet-i Fünuncular gibi yeni birsy?ynak bulmak, orada kendince ya?amak arzusu kimi ?airlerde sykça olmu?tur. Bu kaçy?, kendi gerçe?ini aramak için, ba?kasynyn gerçe?inden kaçmaktan öte bir kaçy?. Bazen de ?air ?iirlerinin kalkany ile dünyada olup bitenlere direnmeye çaly?yr. Mehmet Can da bir söyi? zenginli?i içinde "kara bir adam" olup, "dü?le gerçe?in kapysyny zorluyor."

Mehmet Can, arady?yny bulmak gibi bir tasayy çekmedi?i gibi, buldu?u zaman da sevinmiyor. Bunun nedeni ise, ruhunun derinli?inde kendi dünyasynda olu?turdu?u gerçeklerin synyrlaryndaki mutluluk tablolarydyr. "Dünyada ne kadar insan varsa, dünya o kadardyr." dü?üncesinin do?rulu?unu Can'yn ?iirlerini okudu?umda daha rahat görüyorum. Nazym ?ekillerinin dar kalyplaryna bo?ulmadan, seçmiyorm? gibi görünerek, özenle seçti?i kelimeleri bir kuyumcu titizli?i ile i?leyerek mysralaryna yerle?tiren Can, sonunda farkly bir söymleyi? zenginli?ini ya?amy?tyr. Fidancy'ya ithaf etti?i ?iirinde, dostuna ?öyle sesleniyor:

"Hiç bir ?ey dostum daha güzel olmayacak

yüzde yirmi flu bir a?k dünyanyn neresine

dökülür incelmi? yanylgylaryn bedeninden kayarak."(s.15)

Yüzde yirmi flu bir a?k dünyanyn neresinde, onu ben bilmem ama, ?air belli ki bu a?kyn oranynda de?il flu olmasynda bir özellik bulmu?. Belki a?k flu olmayyp da berrak olsaydy daha my güzel olurdu? Onu ?air daha sonra kendi a?zyndan ifade ediyor:

"Kötü a?klarla gizledim ince syzylary içimde

koptu kopacak kyyamet habercisi tûfan

ertelenen mutluluk -belki beni ararsyn o zaman-"(s.15)

<< Geri