TÜRK KÜLTÜRÜ VE HACI BEKTAŞ VELİ ARAŞTIRMA MERKEZİNDE BULUNAN YAZMA VE BASMA ESERLER

Dr. Gıyasettin AYTAŞ

Araştırma merkezlerinin en önemli gö­revlerinden biri de, kendisini ilgilendiren konularla ilgili her türlü dokümanı bir araya getirmek ve bunları araştırmacıla­rın hizmetine sunmak olmalıdır. Ülke­mizde açılan araştırma merkezlerinin büyük bir kısmı, maalesef bu konuda yeterli oranda bilgi ve belgeyi bir araya getirmek bir yana, ellerinde bulunan bel­geleri de gereğince kullanamamaktadır­lar. Böylece bu belgelerden birçok kim­senin habersiz olması sonucu doğmakta­dır.

Türk kültürünün önemli yapı taşların­dan biri olan Hacı Bektaş Veli, geçmiş­ten günümüze bir köprü olması bakımın­dan bizim için önemli olduğu kadar dünya içinde önemli bir gönül insanıdır. Hoca Ahmet Yesevi'den başlayan gö­nülleri fethetme yarışı, Anadolu'da kök salmış, filizlenmiş büyük bir sevgi ağacı olarak önce Balkanlara oradan da bütün Avrupa'ya yayılmıştır.

Hacı Bektaş Veli'yi bilim adamlarına tanıtmak, onun hakkında yazılmış her türlü bilgi ve belgeyi bir araya toplamak ve toplanan bilgileri gerekli şekilde de­ğerlendirerek, çıkan sonuçları yaymak ve yayımlamak amacıyla kurulan Gazi Üni­versitesi Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Merkezi, arşiv ve dokümantasyon bakımından oldukça zengindir. Hacı Bektaş Veli ve onun ekseninde yazılmış her türlü bilgi ve bel­geyi toplayan araştırma merkezi, bunları konu ile ilgili araştırma yapacak bilim adamlarının hizmetine sunmaktadır.

Gün geçtikçe, hem Türkiye'de hem de Türkiye dışındaki çeşitli kurum ve ku­ruluşların ilgisinin de artmasıyla, araş­tırma merkezine bol miktarda kaynak akmakta, bu malzemeler hızla tasnif edi­lerek okuyucu hizmetine sunulmaktadır. Bilhassa diğer kütüphanelerde bulunan eski yazı eserlerin merkeze alınması veya merkezde bu eserlerin birer kopyasının bulunması konusunda çalışmalar devam etmekte olup, şu anda Hacıbektaş kasa­basında bulunan yazma eserlerin tamamı, bilgisayara aktarılmış, diğer kütüphane­lerimizde bulunan kitap, kaynak ve do­kümanların da bilgisayara aktarılması çalışmaları devam etmektedir.

Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Merkezi Kütüphanesinde bulunan yazma ve basma eserlerin sayısı az olmakla birlikte, bunların

sahasında çok önemli eserler olduğu kanaatini taşımaktayız. Araştırmacıların bilgilenmesi amacıyla, bu eserlerin tanı­tımının yapılmasının uygun olacağını düşünmekteyiz. Araştırma Merkezi kü­tüphanesinde toplam 21 yazma ve basma eser bulunmaktadır.

Yazma Eserler:

Ahmet Hilmi tarafından istinsah edi­len(çoğaltılan) Ferişte Zâde'nin Cavidannâme'si. Hilmi bu eserini 1192 (1776) tarihinde tamamlamıştır. Eserin giriş kısmında şu bilgi yer almaktadır: "Bu hakîr Ferişte-zâde Hazret-i Fazl-ı Yezdânın Cavidânnâme'sinin Lisan-ı Farisî'den, Farisî bilmeyenlere nef'î ol­mak için Lisan-ı Türkî'ye tercüme eyle­dim. Nefi âm olmak için hazret-i risâlet-penâh hicretinin 833 yılında Şevvâl ayında yazıp ve adını "Âşık-nâme-i İlâhi " kodum ki meşreb-i saf olanlar mütâlaa eyledikde azîm menfaatler bulalar ve dahi taklidât-ı zulmaniye-i cehliyyeden halas bulalar ..."(s.2) Eserin son 6 sahifesinde Nesimî'den seçilmiş beyitlere yer verilmiştir. Orijinal deri ciltli olan eserin elimizdeki nüshasından başka nüs­halarının da olabileceği tahmin edilmek­tedir.

Araştırma merkezi kütüphanesinde bulunan bir diğer yazma eser, "Gülistan" tercümesidir. 12 x19 ebadında deri ciltli, kâğıdı aharlı ve kenarları altın yaldız süslemeli bu eserin kimin tarafından ya­zıldığı belli olmamakla birlikte, kitabın başında şöyle bir kayıt bulunmaktadır: "Sahibi Lala Eyyüb Ağa'dır. Kimse mani olmaya." 1066 (1750) tarihinde kaleme alınan bu eser Araştırma Merkezi Kütüphanesi'nin önemli eserleri arasında yer almaktadır.

Araştırma Merkezinde bulunan yaz­malardan bir kısmının ise kimin tarafın­dan, hangi tarihte kaleme alındığı belli değildir. Bunlardan biri şiir mecmuasıdır. Geçmişte okur yazar oranının az olması, matbaanın yeterli olmayışı yüzünden, bazı kimseler bu türden şiirleri bir araya getirerek, hem kendi ihtiyaçlarını gider­mişler, hem de diğer insanların arzularına cevap vermişlerdir. Bu mecmuada yer alan şiirlerin büyük bir kısmı, devrin ta­

nınmış şairlerine ait olup, Bektaşîlik ve Alevîlikle ilgilidir.

"Menâkıb-ı Koyun Baba" adlı yazma 56 sahifedir. Yer yer çizilme ve karala­maların olduğu bu eser de istinsah (çoğaltma)tır. İstinsah tarihi 1332 (1916)'dir. Eserin kimin tarafından ço­ğaltıldığı belli değildir.

"Haza Risâle-i Hazreti Mısrî" adlı 12x17 ebadındaki yazma, kenar süsle­melidir. Büyük bir kısmı boştur. Eserin girişinde şu bilgi yer almaktadır: "Mısrî'nin bu risaleyi tesvîdden (karalamaktan) muradı, taraf-ı sultandan dünyalık ricasi için değildir. Yahud eş­raftan ve meşayıhtan ve ulemâdan ve sair ehl-i İslâmdan pesend ve aferin de­ğildir ve kavm ve ayinenin istihzasından ve suhrebesinden halas için değildir. An­cak bir emanettir taraf-ı vahi olundum hizmetindir. Bilâ arz eshabına teslim eyledim. Kabul eden etsin, etmeyen kendi bilir." (s.3) Eserin hangi tarihte kaleme alındığı belli değildir. İçinde bol Arapça ibareler ve Kur'an ayetleri bu­lunmaktadır.

Yazma kitaplardan biri de 361 sahifeden meydana gelen Darendeli Bekayî tarafından Fuzûlî'nin Hadikatü's-Süeda isimli mensur eserinin nazmen kaleme almış olduğu "Vaka-yi Kerbelâ" adlı eserdir. Bu eser, Yozgatlı Ali Bin Murtaza tarafından istin­sah (çoğaltma) dır. Bu eser 34 bölümden meydana gelmiş olup, müstensihi (çoğaltanı), bu bölümleri gösteren fihristi eserin baş kısmına koymuştur. Eserin sonunda ise, şu bilgiye rastlıyoruz:

Fâilât fâilât failât ver Muhammed Mustafa'ya salavat. Temmetü'l-kitap bî Avnillahi'l meliki'l Vehhab katibü'l-hurûf Çapanoğlu Yozgat Sancağına muzaf Akdağ Maden kazasında Çerçi Alaki kariyesinde Derviş Oğlu Ali bin Murtaza El-yevm taht-ı silâh endaz Yıldız mevaki-i âlisinde nizamiye altıncı alayın ikinci taburunun dördüncü bölüğünde müstahdem olarak tahrir edilmiştir. 25 Kanun-i Sani 1320 (1904).

Yazmalardan diğeri Handî'ye ait şi­irlerden meydana gelen bir şiir mecmua­sıdır. Son sayfasında bulunan ifadeden anlaşıldığına göre Kadrî adında biri tara­fından bu eser çoğaltılmıştır. Kadrî, ikinci ordunun on ikinci alayının altıncı taburunun katip muavini olarak görev yapmış biridir. Eserle ilgili daha fazla bilgi, tamamının incelenmesinden sonra ortaya çıkacaktır. Bu eserde yer alan şiirlerin kime ait olduğu, bunların özel­likleri karşılaştırmalı bir araştırma ile netlik kazanacaktır.

Diğer bir yazma da, içinde birçok şa­ire ait bir şiir mecmuasıdır. Kimin tarafından yazıldığı belli olmayan bu eserde, na't ve Kerbelâ konulu mersiyeler yer almaktadır. Eserin yazılış tarihi 25 Muharrem 1277 (1859)'dir.

Diğer bir yazma ise, Faziletnâme-i Cenab-ı Şâh-ı Velâyet (1320-1321) (1904-1905) adını taşımaktadır. Eserin Mukaddimesinde, "Müellif-i kitab zâhi­ren ve batınen Derviş Zeynel Abidin Kuddise sırruhu'l-celi vel-hakkı Eğribozî Tosun Baba-zâde Mehmet Yahya gaferallahu lehu hazretleri olduğu müstefni-i arz u beyanına asırlardan beri devam eden zulm-i istibdat-ı hasbiye iş bu kitab-ı müstetabın tabına muvaffak olunamamasından dolayı bir takım nâ-ehillerin birbirlerinden kopye eylemele­rinden cami olduğu birçok meani-i haki­katle heman kısm-i a'zam imlânın tebed­düle uğramış olduğu Hizmet-i fakirane­mizin nazar-ı muhibbanda Halife-i Asitan-ı Hünkâr Hacı Bektaş Veli şâyan-ı kabul görüleceği ümidinde bulunduğu­muzu arz ve beyanla emr-i tabında vakı olan hatanın af buyurulması ve mütâala eden ve dinleyen muhibban-ı bâ-safanın olunan muhabbetlerde merhum-ı müşarünileyh ile tabı ve naşirlerini duâ-yı hayr ile yad ve ruh-i revânlarını bir Fatiha ile şâd eylemelerini niyaz ve istir­ham eyleriz. Techizat-ı askeriye vezne­darlarından Ahmed Hızır, Evkaf Neza­reti Ketebesinden Ali Haydar.

Eserde şu konu başlıklarına yer ve­rilmiştir.

-Beyan-ı kitab-ı evvel

-Evsaf-ı kâinat Nûr-ı Emanetullah

-Ahval-i aferiyet-i Gurur u Tekebbür?

-Ahval-i Cibrîl-Emin ve kutb-ı zaman

-Medh-i Nebî ve Velî ve Ef'al-i Lâhutî

-Ahval-i Yahudî

-Vahdet-nâme

-Es'ile-i Erbah

-Katl-i Nasır-i Tusî

-Ahval-i Selman

-Ahval-i Bîr ü Köle

-Beyan-ı Mevlüd Şah Zuhur-ı haml

-Velâyet-i Şah Der-Batn-ı Mâder u Mevlûd

-Fezâil-i Şâh ve Ahvâl-i Sâhir ve Ma­cera-yı Ebu Cehil ve Katl-ı Gıta Put

-Beyan-ı Mucizat-ı Ahmedî Fazl-ı Fa­zilet-i Şah Alî Nam Kitaptan yazıldı.

Çin şehrinin Padişahının Oğluyla De­nizde Gark Olan Beş Geminin Çıkarıl­ması.

-Mihr-nâme-i Caferî

-Kaside-i Seher Abdal

Derkenarlar:

Haccü'l-Veda

Vaka-i İbn-ü Süfyan

Şehâdet-i Şah ve Ahvâl-i İmameyn

Basma Eserler:

Dürrü'l-Mi'rac, şarihi, İzmir Mah­keme-i Şer'iyesi ketebesinden Hafız Abdulkadir bin Derviş Muhammed, 1320.(1904) Eserin iç kapağında tarih 1318 kaydı bulunmaktadır. Hafız Abdulkadir, Bin Derviş Muhammed'in Dürrü'l -Mirac, İzmir, Ahenk Matbaa­sında tab olunmuştur. İç kapağında, "Mevlânâ Abdurrahman Cami Kuddise Sırrehü's-Samî efendimiz Hazretlerinin te'lif fermaları olan risâle-i Miraciyeleridir." kaydı bulunmaktadır.

Basma eserlerden biri de başı ve sonu eksik olan Beliğ Dîvanı'dır. Eserin ilk sekiz ve sondan 168. sahifeden sonrası yoktur.

Lamî'nin Abdurrahman El-Cami'den çevirdiği Nefahatü'l-üns fi Menakıbü'l Evliya, 1289 (1873). Eser sultan Abdulaziz zamanında tamamlanmış olup, 711 sahifedir.

Recâizade Ercüment Ekrem'in, Zeyl-i Evliya-yı Cedid, Kanaat Kütüphanesi, İstanbul, 1341-1925

Divan-ı Niyazî, Naşiri, Emniyet Kü­tüphanesi, Mehmet Rıza ve Şürekâsı, Dersaadet Çadırcılar Caddesinde Nu­mara 152 Dersaadet, Maarif-i Umûmiye Nezaret-i Celîlesinin 187 numaralı ve fi 27 Cemaziye'l-evvel 1325 (1909) tarihli ruhsatnamesiyle Mercan'da Rifat Bey Matbaasında tab olunmuştur. Kitapta şu açıklama bulunmaktadır:

"Tarikat-ı Aliye-i Halvetiye Piran-ı Kirâmından Şeyh Mısrî Niyazî (K.S.) Hazretlerinin Divan-ı Tasavvuf-âmizi pek çok yanlışlı ve el yazısıyla tab olun­duğundan ve böyle meşahir-i ehlullahtan bir zatın eseri yanlış olarak neşr olunur ise bundan istifade mümkün olamayaca­ğına binaen Der-aliyye ile taşra erbab-ı maarifinin iltimasları üzerine, nüsha-i asliyesinden bil istinsah bu kere suret-i nefisede i'mal ettirilen hurûfat ile tab olunarak nazargâh-ı erbab-ı irfana arz olunur."

Muallim Naci'nin başta İmam Ali'nin bir Münacâtı olmak üzere çeşitli tercü­melerden meydana gelen eseri, Matbaa-i Ebuzziya, İstanbul 1304 (1888) tarihinde basılmıştır. Muallim Naci, kitabın giriş kısmında şöyle diyor:

"Arabîden, Farisî'den, Fransızca'dan tercüme ile müteferrihan neşrettiğim edebî parçaların (mütercim) namı tah­tında müçtemian âlem-i matbuata çıkma­sını istedim. Bu arzumun husulüne naşir-i müşfik kitapçı Arakel Efendi vasıta oldu. Kendisine bilhassa teşekkür ede­rim.

Bu parçalardan bazlarının zîrine ya­zılmış olan mülâhazat, faideden hâli ol­madığı için, tay edilmemiştir. Müterceme ileride bir cüz ilâve olunacaktır." Kitapta Arapça'dan 12 yazı, Farsça'dan 11 yazı, Fransızca'dan 22 yazı yer almıştır.

Merkezde bulunan bir diğer eser, Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi'nin A'mâk-ı Hayal adlı eseridir. Eserin kün­yesinde şu bilgiler bulunmaktadır:

"Şenbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi, A'mâk-ı Hayal, Raci'nin Hatıraları, Sahibi ve Naşiri, Halk Kütüphanesi Sa­hibi Abdulaziz, İstanbul, Necm-i İstikbal Matbaası, 1926 (1341)." Yazar eserle ilgili olarak şunları söylüyor:

"Bu kitabı, endişe-i hakikatle me'luf vicdanlar, mebahis-ı nihaîye-yi seven insanlar zevkle okuyabilirler. Bir asırdır, bu muhit ve bu millet hayli Raciler yetiş­tirdiği ve daha birçokları yetişecektir.

Karilerimize takdim ettiğimiz bu hi­kâyeler (Acaba hikâye mi?) Mazhar-ı teveccüh olursa, kendimizi bahtiyar sa­yarız. Çünkü, bu hikâyeye rağbet, ciddi­yete izhar-ı teveccüh manası mutazammındır. Bu ise Karilerimizden istibâd edilemez. Bu muhterem millette endişe-i hakikatle teessüryab binlerce hassas yürek mevcut olduğunu yar ve ağyara ispat etmiştir."

Bir diğer kitap da, El-Müzekkeretü't-Tefriyete Li Şerhi't,Tarikati'l-Aliyyetü'l-Bektaşiyye. Bu eserde, Ahmet Sırrı Dede Baba, Bektaşi tarikatı ile ilgili bilgiler vermektedir.

Diğer bir eser de Virani Baba'nın bir risalesidir. Bu risalenin, tarihi yoktur. Eserin sonunda, "El risaleyü'l mergube Virani Baba Bende-i Al-i Âbâ-yı Selatin Hive Naciye-i Tarih-i Bektaşîye kaydı bulunmaktadır.

Mehmet Cemal'in Dürr-i Yekta Şerhi. Basma olan bu eser, 1315 (1899) tari­hinde Cemal Efendi Matbaasında basıl­mıştır.

Risâle-i Mirat'ül-Mekasid, Seyyid Ahmet Rifat. Eserin giriş kapağında şu bilgiler yer almaktadır: Maliye aza-yı sâbıkasından Es-seyid Ahmet Rifat Efendi'nin Tarik-i Aliyeye dair cem ve tertib eylediği Miratü'l-mekasid fi def'i'l fasid nam kitabıdır.

Yukarıda kısaca künyeleri ve hakla­rında bazı açıklayıcı bilgiler verdiğimiz bu kitapların, ileride daha da zenginleşe­rek, araştırma merkezinin bünyesinde değerlendirileceğini umuyoruz.

Şurasını belirtmeliyiz ki, tanıtmaya çalıştığımız bu eserlerin haklarındaki bilgiler, ileride daha geniş ve kapsamlı çalışmalarla zenginleşecektir. Önemli olan bu eserlerin nerede olduğunun bi­linmesidir.

<< Geri