ÜÇŞEHİTLER DESTANI
Durduk, Süngü Takmış Kâfir;
Durduk, süngü takmış kâfir ayakta,
Bizde süngü yok.
Bir hayret kızıllığı akardı üstümüzden
Dehşetten daha çok.
Durduk, süngüsü düşmanın pırıl pırıl,
Önümüze çıktı bir gündüz bir gece.
Korku değil hâşâ,
Bir büyük düşünce.
Mehmetçik,
Atıldı Mehmetçik, büyüyü bozdu,
Bir düşman süngüsüne, göğsünden
Bu şehadetle kayalar yarıldı sanki
Dipçik gürültüsünden.
Soruyordu herkes birbirine:
"Parlayan şey bu mu?"
Muzaffer oluyordu bileklerimizde,
Tarihin ilk dipçik hücumu.
Hayran oluyordu koca gökyüzü
Göğüslerimizde büyüyen bahta
28 Mart günü bir Adsız-tepe'de
Çeliğe karşı tahta.
Mustafa Kemal;
Mustafa Kemal'i gördüm düşümde,
"Daha!" diyordu.
Uğruna şehit olasım geldi hemen,
"Sabaha!" diyordu.
Al bir kalpak giymişti al,
Al bir ata binmişti al,
"Zafer ırak mı?" dedim,
"Aha!" diyordu.
Tabur Bir Mucize İçindeydi;
Bir muhabbet sarmıştı her yönü
Vatanı ve bizi seven
Çoğalmıştık bir uçtan bir uca, bir rüya gibi
Büyüyordu ova kendiliğinden.
Neydi damarlarımızda çoğalan, çoğalan?
Neydi bu tepenin adı?
İçimizde sadece vatan değil,
Yeryüzü kadar bir şey vardı.
Ateş mi gelirmiş, yel mi esermiş?
Akıyoruz, hayatımız nerede pek belli değil.
Kurtulmuşuz bedenden artık,
Kimse ayaklı elli değil.
Kurşun İşlemeyenŞey;
Vurulmuş, vurulmuş,
Düşmez kat'iyen yere
Karşısındakine dehşet verir
Karışmış sanki ölümsüzlere.
Kaç canı var sayılmaz;
Köy canı, Haççe canı, Manga canı.
Ağır adımlarla yaklaşır kocaman,
Al kan olmuş mintanı.
Bu, beşinci bölükten Vanlı İbo,
Bir vatan kadar hür.
Vurulmuş, vurulmuş,
Gövdesi ardından yürür.
Fazıl Hüsnü DAĞLARCA
<< Geri