İSTANBUL

Can evimden baktım sana İstanbul!

Rüzgârların anamın duası kadar serin.

Beyaz şamdanlar gibi yükseliyordu

İnce kalem kalem minarelerin.

Bir sabah vapurla alıp getirdi beni

Güneşteydi rengi karın.

Şadırvan şadırvan aktı içime

Masal güzelliği suların.

Kiraz dallarına benzer incecik, narin

Bir kız vapurda gelip yanıma durdu.

Saçlarından, gözlerinden, dudaklarından

İstanbul esiyordu.

Can evimden baktım sana İstanbul!

Demli çaylar gibiydi uzaklardan Emirgân.

Türkülerde yağmur yağmur Üsküdar

Dualarda sımsıcak Eyüp Sultan.

Renkli resimler gibi işlenmiş, ince

Çeşmelerin vardı senin.

Durdum gölgesinde şair gönlümce

Öptüm taşını çeşmenin...

Bir sıcak selâmla gelir uzaktan

Vapurlar, mavnalar, tramvaylar.

Ve eski bir türküyle alır gider gönlümü

Sultan duruşlu yalılar, padişah bakışlı saraylar.

Bayezid Camii'nde namaz kıldım

Safların ardında garipsi, mahzun.

Sen bin yaşa sımsıcak dualarda

Ey destan şehri yurdumuzun.

Yavuz Bülent BAKİLER

<< Geri