GECE
Bir tutsam ellerimle, bir tutabilsem gökyüzünü
Çürük yaşlı bir çınarı silkeler gibi sarsacağım.
Sapır sapır yıldızlar dökülecek balkonuma
Ay düşmeyegörsün elime, âh, o sahtekâr...
Makasım hazır, kırpacağım.
Allanıp pullanıp, simsiyah saçlarında boncukları
Her gece bir zenci kadındır eğilen üstümüze.
Dayanılır şey değil her gece o zenci kadın...
Patlayacağım!
Siyah, koca bir mendil gibi, gökyüzünü
Tutup güneşin burnuna peşkeş çekmeliyim.
Bu karanlık, bu değişmez düzen ve kader
Belki rüzgârında dağılır gider.
Saat on sekizde başlayacak bir akşam üstü
Göz, gez, arpacık: iyice nişanlayıp her saat başı,
Geceyi on iki yerinden vuracağım.
Geceyi kana boyayacağım.
Sonra güneşle yan yana, iş içe her sabah
Uykusuzluğa, tedirginliğe paydos...
Ve kollarımda tanrılar tanrısı Zeus'un gücü
Merhaba diyip Promete'ye Olympos'ta
Bir bitmeyen aydınlığa koşacağım.
Nevzat YALÇIN
<< Geri