CAN SIKINTISININ EVİ
Can sıkıntısının ayakları bende,
Karşı koymalarım para etmez
Alır götürür evine.
Kendiliğinden açılır kapısı,
Hoş geldin der, güle sevine.
Bir tutam ışık mı ne gezer,
Penceresi kalın kâğıtlarla kaplı.
Üstünde kara buluttan tavanlar.
Bir yaylım ateşi sonrası mı ne.
Yerde yığın yığın boş kovanlar?
Kendi eliyle doldurur yalnıızlığıı
Uzun boylu kadehlere buyur eder;
Uzun boylu kadehlere mecbursun.
Anadan doğma bir kadın gibi hüznü,
Birden yanıbaşında bulursun.
Çevrilmiş pırıl pırıl namluları
Üstümüze makineli tüfeklerin
Ve kuş uçurtmayan nöbetçiler;
Görünmeyen duvarların tepesinden
Hâlimize güler.
Can sıkıntısının evi benim evim;
Yağmur sonralarının güneşleri
Penceremden uçmuş birer güvercin.
Aldanışın teslim bayrağı sallanır,
Çıkmaz sokaklarında düşüncenin.
Mustafa Necati KARAER
<< Geri