BİZİM TÜRKÜMÜZ

Bizim türkümüzde gurbet var artık

Hasret var, yürek var, toprak var balam

Gönlümüzü sımsıcak alan topraklar

Tiyen-Şan, Kadır-Gan Dağları'na dek uzanır

Kim demiş vatanımız Edirne'den Kars'a kadar.

Kerkük'te kurşunlar ansızın bizi vurur

Sürüklenir sokaklarda başsız cesetlerimiz

Zulüm bir hançer gibi içimize oturur

Bir mağara devrinden artakalan insanlar

Kerkük'te kan kusturur.

Uzar gider bir sessizlik içinde

Bir uçtan bir uca Türkistan toprakları

Beyaz altın dediğimiz pamuk tarlalarına

Çöreklenir yedi başlı bir kızıl yılan

Baş kaldırsa esarete yeni bir Osman Batur Han

Bebekler bile vurulur beşiklerinde

Kana boyanır Türkistan.

Basmış kanlı çizmeler toprağına bir defa

Çiğnenmiş kara kalpaklar, temiz duvaklar

Susmuş minarelerinde mübarek ezan

Prangaya vurulmuş mahkûm gibi çaresiz

Boynu bükük türkülerde güzeliiim Azerbaycan.

Bir kanlı ağıt söylenir şimdi Kırım'da

Biz duyarız Kırım'ın öldüren feryadını

Bir büyük destanla yeniden yazacağız

Kırım topraklarına Kırım Türkünün destanını.

Balkanlarda büyük, öksüz kubbeler

Minareler, şadırvanlar, kervansaraylar

Bizi söyler, anlatır Mimar Sinan'dan beri

Üsküp'te, Estergon'da, bir atardamar gibi

Davullar, zurnalar, serhat türküleri...

Yüzyıllardan beridir Altaylardan Tuna'ya

Bizim türkülerimizdir söylenen

Konuşulan dil, bizim dilimizdir

Renk renk, nakış nakış uzayan toprak değildir

Kilimlerimizdir.

Yine bir dağ gibi, bir dev gibi doğrulacağız

Yeni bir ruh doğacak toprağımızdan

Tanıyacak bizi dünya yeniden heyecanla

Burma bıyığımızdan, kalpağımızdan.

Bizim türkümüzde gurbet var artık

Hasret var, yürek var, toprak var balam

Gönlümüzü sımsıcak alan topraklar

Tiyen-Şan, Kadır-Gan Dağları'na dek uzanır

Kim demiş vatanımız Edirne'den Kars'a kadar.

Yavuz Bülent BAKİLER

<< Geri