TANITMA TÜRK EDE­Bİ­YA­TIN­DA HZ.ALİ CENK­NA­ME­LE­Rİ

Dr. Gıyasettin AYTAŞ

Türk ede­bi­ya­tı­nın önünde du­ran bir­çok prob­lem ara­sın­dan, ede­bî eser­le­rin tas­ni­fi önem­li bir yer tut­mak­ta­dır. Üzü­le­rek ifa­de et­mek ge­re­ki­yor ki, he­nüz ede­bi­yat ta­ri­hi­mi­ze mal ol­muş, ede­bî kıy­met arz eden eser­le­ri­mi­zin tam bir tas­ni­fi­nin ya­pıl­dı­ğı­nı söy­le­mek müm­kün de­ğil­dir. Bu yüz­den ba­zı araş­tır­ma­cı­la­rı­mı­zın gay­ret­le­ri so­nu­cun­da, tas­nif ça­lış­ma­la­rı ya­pıl­mak­ta, ki­mi za­man hem tasnif hem de tah­lil ça­lış­ma­sı bir­lik­te yü­rü­tül­mek­te­dir.

Hz. Ali, Türk-İs­lâm ta­ri­hi içe­ri­sin­de, di­ğer İs­lâm ön­der­le­rin­den fark­lı ve özel bir ye­re sa­hip­tir. Onun kah­ra­man­lık­la­rı dil­den di­le an­la­tı­la­rak, ki­mi za­man ta­ri­hî ha­ki­kat­le­ri de aşa­rak des­tan­sı bir bo­yu­ta ulaş­mış­tır. Onun için­dir ki, HZ. Ali ve onun et­ra­fın­da ge­li­şen hi­kâ­ye­ler, Türk ede­bi­ya­tı içeri­sin­de ol­duk­ça ge­niş bir yer tu­tar.

Hz. Ali et­ra­fın­da olu­şan kah­ra­man­lık hi­kâ­ye­le­ri, Türk­ler'in İs­lâ­mi­yet'i ka­bul et­ti­ği dö­nem­den iti­ba­ren kül­tür ve ede­bi­ya­tı­mız­da­ki et­kin­lik­le­ri­ni ele alan Dr. İs­met Çe­tin, “Türk Ede­bi­ya­tın­da Hz. Ali Cenk­nâ­me­le­ri” isim­li ese­rin­de “Ana­do­lu sa­ha­sın­da 14. yüz­yıl­dan iti­ba­ren ya­zıl­ma­ya baş­la­nan Hz. Ali Cenk­nâ­me­le­ri” in­ce­le­miş, ya­zar ese­ri­ni beş on bö­lü­me ayır­mış­tır.

Bi­rin­ci bö­lüm­de, Hz. Ali Cenk­nâ­me­le­rin­den ça­lış­ma­ya esas teş­kil eden nüs­ha­la­rı tas­nif yaptık­tan son­ra, bu nüüs­ha­la­ra mü­mes­sil di­ğer nüs­ha­la­r da hak­kın­da bil­gi ver­miş­tir.

İkin­ci bö­lüm­de, “Cenk­nâ­me­le­rin Tas­nif ve Mü­san­nif­le­ri” üze­rin­de du­ran ya­zar, “Türk edebiyat da­ire­sin­de te­şek­kül eden di­nî des­tan­la­rın kay­na­ğı 8. yüz­yııl­da İb­ni İs­hak'ın Si­re­tü'n- Ne­bi isimli ese­ri­ne bağ­lan­mak­ta­dır.” (s.43) di­ye­rek, di­nî-des­ta­nî kah­ra­man­lık hi­kâ­ye­le­ri­nin baş­lan­gıç ve ge­li­şim sey­ri­ni ana hat­la­rıy­la be­lir­le­miş­tir. Bu hu­sus­ta çe­şit­li araş­tır­ma­cı­la­rın gö­rüş­le­ri­ni de ak­ta­ran Çe­tin, “Hz. Ali çev­re­sin­de te­şek­kül eden cenk­nâ­me­le­rin 13.yüz­yıl­dan iti­ba­ren Ana­do­lu sa­ha­sın­da ter­cü­me, te'lif ve adap­te yo­luy­la iş­len­di­ğini” (s.53) be­lir­tir. Cenk­nâ­me­le­rin mu­san­nif­le­ri üze­rin­de de du­ran Çe­tin, “fi­kir ya­pı­sı ne olur­sa ol­sun, Hz. Ali Cenk­nâ­me­le­ri­nin de için­de bu­lun­du­ğu manzum di­nî des­tan­lar, bi­zim ede­bi­yat ge­le­ne­ği­miz­de, ba­zen fer­dî, ba­zen de ano­nim eser­ler ola­rak, de­ği­şik isim­le mal edi­lip baş­ka isim­ler ile gü­nü­mü­ze ka­dar gel­miş­ler­dir.” (S.43) di­ye­rek, Cenknâme ya­zar­la­rı­nın ve eser­le­ri­nin ge­nel ya­pı­sı­na dik­kat çe­ker.

İçün­cü bö­lüm­de “Cenk­nâ­me­le­rin Kay­nak­la­rı, Şe­kil ve Üs­lûp Özel­lik­le­ri” üze­rin­de du­ran Çetin, Cenk­nâ­me­le­rin şu kay­nak­lar­dan bes­len­di­ği­ni be­lirt­ti:

a) İs­lâm Ta­ri­hi,

b) Di­nî kıs­sa­lar ve men­kı­be­ler

c) Ef­sa­ne­ler, ma­sal­lar

Cenk­nâ­me­le­rin şe­kil ola­rak man­zum, men­sur ve man­zum-men­sur ka­rı­şık ola­rak tas­nif eden ya­zar bun­la­rın us­lûp özel­lik­le­ri üze­rin­de du­rur.

Cenk­nâ­me­ler­de yer alan tip­le­ri iki ana baş­lık­ta ele alan Çe­tin, er­kek ve ka­dın tip­le­ri de Müslü­man tip­ler, son­ra­dan Müs­lü­man olan tip­ler ve Müs­lü­man ol­ma­yan tip­ler ol­mak üze­re üç başlık al­tın­da ele ala­rak de­ğer­len­di­rir. Son ola­rak Cenk­nâ­me­ler­de yer alan bel­li baş­lı me­tin­ler üzerin­de du­ran Çe­tin, bun­la­rı on­ bir baş­lık al­tın­da top­la­mış­tır. Geniş bir iyoğrafya ile desteklenenbib­liyoğ­raf­ya ile des­tek­lenen eserin sonuç bölümün­de yazarın şu hük­müne biz de katılıyoruz:

“Cenk­nâmeler han­gi kül­tür kay­nağın­dan bizim edebiyatımıza gel­miş olur­sa ol­sun, genel kabul­lerimize, inanç dün­yamıza ve ebedî zev­kimize uy­duğu için Türk edebiyatının bir un­suru ve müs­takil olarak iş­lenen bir türüdür.(S.456)

Bu tür çalış­maların Türk edebiyatına önem­li kat­kılar sağ­layacağını umuyor, yazarımız­dan, burada ele alın­mayan diğer Cenk­nâlerin de değer­len­dirilmesini ve incelenmesidan, burada ele alınmayan diğer Cenk­nâmelerin de değer­len­diril­mesini ve in­celen­mesini bek­liyoruz.

Gıyasettin AYTAŞ

1 Dr. İs­met Çetin, Kül­tür Bakan­lığı Yayın­ları, An­kara, 1997, S.467

<< Geri