ÇANKIRI YÂRÂN SOHBETLERİ
Gıyasettin AYTAŞ
Türk tarihi içinde birçok sos yal teşkilata rastlamak mümkündür. Bunlardan bir kısmı, zaman içerisinde fonksiyonlarını kaybederek ortadan kalkmış; bir kısmı da çeşitli değişikliklere uğrayarak günümüze kadar gelebilmiştir. Çankırı Yâren teşkilâtı bunlardan biridir.
Farsça “yâr” kelimesinden türeyen yârân, eş, dost, tanıdık, yakın anlamlarına gelmektedir.(1) Yârân, Ahmet Kıymaz'ın tabiriyle, âdab ve erkânıyla yüz yıllar öncesinden günümüze seslenen sosyal bir teşkilâttır” (2)
Yâren teşkilâtı, 13. yüzyılda, Anadolu'da görülen Ahilik kurumuna dayanır.(3) Âhiliğin bir uzantısı olarak ortaya çıkan bu müessese, dirlik ve düzenliğin sağlanması, kişilik eğitimi ve ahlâkî değerlerin benimsetilmesi gibi fonksiyonları yerine getirmiştir.
Türk tarihinde, Çankırı Yâren Teşkilâtı gibi kurumlar, devletin icraatlarına yardımcı oldukları gibi, sosyal nizamın sağlıklı bir şekilde gelişmesine de katkıda bulunmuşlardır. Yâren teşkilâtı, yurdumuzun değişik bölgelerinde farklı şekillerde icra edilmektedir.
Prof. Dr. Mahmut Tezcan, "Çankırı Yârân Sohbetleri isimli eseriyle, böyle bir teşkilâtın geçmişte ve günümüzdeki işleyişi hakkında bizleri aydınlatmaktadır. (4)
Tezcan, eserini on yedi ana başlık altında toplamıştır. Eserin “Giris” bölümünde araştırmanın yapılış şekli hakkında açıklamalarda bulunduktan sonra araştırma yöntemi hakkında bilgi vermiştir.
İncelemesine konu olan Çankırı yöresi hakkında bilgi veren Tezcan, bu ilimizin coğrafî özelliklerine de temas etmiştir. “Yârânın Tarihi Gelişimi” başlığı altında. bu teşkilâtın, 13. yüzyıldan 20. yüzyıl başlarına değin Anadolu'da esnaf ve sanatkârlar birliğinin karşılığı olarak kullanılan (5) Ahilik teşkilâtına dayandığını ifade etmiştir.
Yârânla alakalı çeşitli kavramlar hakkında bilgi veren Tezcan, Âhilik ilkeleriyle Yârenlik arasındaki bağıntıyı ortaya koymuştur.
Yazar, eserinin diğer bölümlerinde ana başlıklarıyla şu konulara temas etmiştir :
- Yârânın Kuruluşu,
- Yârân organları, Görevleri ve Yârânın İşleyişi,
- Sohbet Odaları ve Özellikleri,
- Yârân Odasının Düzenlenmesi,
- Yârân Giyimi,
- Sohbet Odasında Uyulan Kurallar ve Gelenekler,
- Yârân Sohbetinde Oyunla,
- Yârânda Mahkeme ve Cezalar,
- Yurdumuzun Çeşitli Yörelerinde Yârenlik,
- Uygur Türklerinde Yârân Sohbetleri,
- Yârân teşkilâtının Çevredeki Rolleri,
- Sosyal Değişmede Çankırı Yârânı,
- Sonuç
Prof. Dr. Mahmut Tezcan'ın yapmış olduğu çalışma, bu sahada bir boşluğu doldurması bakımından dikkate değerdir. Yazar, çalışmasını yirmi yedi kaynağa dayandırmıştır. Kitabında yaptığı alıntıları, şimdiye kadar pek mutat olmayan bir şekilde vermiştir. Örnek olarak, yaptığı alıntının sonunda, (Kıymaz, 1985), (Yönetken, 1966), (Turdi, 1982) gibi dipnotlar göstermiştir. Bildiğimiz kadarıyla, alıntı yapılan eserin tam künyesi verilmekle beraber, alıntı yapılan kısım da tırnak içerisinde yazılmalıdır. (6)
Tezcan'ın eserini incelerken, dikkatimizi çeken bir diğer husus da, aynı konuda daha önce bir lisans tezi yapmış olan, Ahmet Kıymaz'ın teziyle aralarında görülen bariz benzerlikler oldu
Bunlara örnek olması bakımından aşağıda iki karşılaştırmayı vermekle yetiniyoruz.
“13. yüzyıl Anadolu Türkleri'nin buhranlı bir zamanıdır. Doğudan gelen Moğol akınları Andolu'yu talan etmiş, iktisadi, siyasi ve sosyal yönden millet büyük bir felakete uğramıştı Bu atmosfer içinde milletin nizamının sağlanmasından, birliğin oluşturulmasında en önemli tesir tarikat ve sosyal teşkilatlardır. Aynı yüzyıl içinde Kırşehir'de Hacı Bektaş Veli, Ankara'da Hacı Bayram Veli, Konya'da Mevlânâ, Eskişehir'de Yunus Emre, Çankırı'da Hacı Muradi Veli gibi büyük mutasavvıflar yetişmiştir. Bu mutasavvıflar, millete sundukları iksirlerle tekrar milli birlik ve bütünlüğü sağlamayı başarmışlardır.” (Kıymaz, Ahmet, a.g.e. s.2)
“13. Yüzyıl, Anadolu Türklerinin buhranlı bir zamanı idi. Doğudan gelen Moğol akınları, Anadolu'yu talan etmiş, ekonomik, siyasî ve sosyal yönden mi1let büyük bir felâkete uğramıştır. Bu ortam içinde milletin nizamının sağlanmasından, birliğin oluşturulmasında en önemli etki tarikat ve sosyaI kuruluşlardır. Bu yüzyılda Kırşehir'de Hacı Bektaş Veli, Ankara'da Hacı Bayram Veli, Konya'da Mevlâna, Eskişehir'de Yunus Emre, Çankırı'da Hacı Muradı Veli gibi büyük Mutasavvıflar yetişmiştir. Bu mutasavvıflar, millete sundukları görüşlerle yeniden millî birlik ve bütünlüğü sağlamayı başarmışlardır.” (Tezcan, Prof. Dr. Mahmut, a.g.e. s. 4)
“Yâren'in ‘Ersene' ismi verilen ilk toplantısında bütün yıl boyunca yapılacak çalışmalar ile yenecek yemeklerin bir ön konuşması yapılır. Yâren ayrıca bir çavuş ile çalgıcılar da tutar Bunlar genellikle parayla temin edilir.” (Kıymaz, a.g.e. s. 4)
“Yâren'in ‘Erfane' isimli ilk toplantısında (ön toplantı) bütün yıl boyunca yapılacak işler ve yenecek yemeklerin bir ön konuşması yapılır. ‘Çavuş' ve ‘Çalgıcı' tutma da kararlaştırılır. Bunlar para ile tutulan kişilerdir. Yârândan sayılmazlar. Bu geceye yâren olmayan katılamaz. Konuk kabul edilmez.” (Tezcan, a.g.e. s. 8)
Her iki eser arasında yap tığımız karşılaştırma sırasında, Ahmet Kıymaz'ın tezinin ikinci sayfasının üçüncü paragrafı aynen, Tezcan'ın kitabının dördüncü sayfasının ikinci paragrafında aynen ve dipnotsuz olarak aktarılmıştır. Gene Kıymaz'ın tezinin dördüncü sayfasındaki üçüncü paragraf Tezcan'ın eserinin sekizinci ve dokuzuncu sayfasında çok ufak değişikliklerle yazılmıştır.
Yaptığımız karşılaştırmalar sırasında, yirmi yedi ayrı yerde bu gibi benzerliklerin olduğunu gördük. Kimi kısım aynen, kimisi de ufak tefek değişiklikler yapılarak yazılmıştır.
Bu konuyu bilim adamlarımın ilim mantığına sunarken, önümüzü bir soru ile noktalamak istiyoruz. O da, Tezcan yukarıda bahsi geçen hususları acaba ne şekilde açıklayacaktır.
1 - Develioğu, Ferit, Osmanlıca - Türkçe Ansiklopedik Lügat, Doğuş Mat., Ankara 1978.
2 - Kıymaz, Ahmet, Folklor ve Halk Edebiyatı Yönüyle Sosyal Teşkilât Yeren, Ankara 1985. (Yayınlanmamış Lisan Tezi)
3 - Tezcan, Prof. Dr. Mahmut, Çankırı Yârân Sohbetleri, Millî Folklor Araştırma Dairesi Yayınları, Ankara 1989.
4 - a.g.e.
5 - a.g.e.
6 - Bkz. Fevziye Abdullah Tansel, İyi ve Doğru Yazma Usulleri III, Baha Mat. İstanbul 1978, s. 450 - 451.
Ayane Kültür Edebiyat, Yıl: 3, Sayı: 36 Aralık 1990
<< Geri